Bayramdaki beslenmemiz Ramazan öncesi gibi olmaya başlasa da yine de bir ay boyunca yavaşlayan metabolizma nedeniyle yediklerimiz ile aldığımız enerji çok fazla gelebilir. Bu nedenle ilk hedef bayramın birinci gününden itibaren yavaşlayan metabolizmamızı eski haline getirebilmek olmalıdır. Metabolizmayı hızlandırmak sadece yeme sıklığını arttırmak (2-3 saat ara ile ufak öğünler tüketme) ve egzersiz yapmakla mümkün olabilir.
 
Bayram ziyaretlerine yürüyerek gidin!
 
Ramazan bayramının toplumumuz için manevi önemi çok büyüktür. Geleneksel olarak bayram kahvaltısı ile başlayan ve devam eden bu günlerde tüm aile bir arada olduğu için sofralar her zamankinden çok daha çeşitli besinler içerir. Aile büyüklerinin hazırladığı börekleri, el yapımı tatlıları ve özel pişen yemekleri reddetmek bazen büyüklere saygısızlık gibi de algılanmakta veya bu mazeretin arkasına sığınarak aşırı yemek yenilebilmektedir. Bu noktada dikkat etmeniz gereken emekle hazırlanmış olan besinlerden çok az miktarlarda tüketmek olmalıdır. Hatta hafif bir kahvaltı ile güne başlamak çok daha uygun olur. Bu şekilde gün içersinde yapacağınız akraba ziyaretlerinde besin alımınızı ayarlamanız daha kolaylaşabilir.

Video: Diyetisyen Sanem Apa "Sağlıklı ve Dengeli Beslenme"
 
İnsan vücudunun günlük ihtiyacı olan enerji, besin öğeleri, vitamin ve mineraller her gün yeterli ve dengeli bir şekilde alınmalıdır. Tabi ki "Geleneksel yemeklerden vazgeçin, hiç şekerli besin yemeyin!" mesajı bayramda acımasız olacaktır. Bu durumda önemli olan;
 
Neyi?
 
Nasıl?
 
Ne kadar?
 
Ne zaman?
 
Tükettiğinizdir.
 
Bayramda sevdiklerinize zaman ayırın onlarla sohbet edin ve mutlu etmeye çalısın bu dönemi yemek yeme dönemi olarak değerlendirmeyin!
 
Unutulmaması gereken en önemli tüketim ise SU'dur… Artık Ramazan boyunca azalmış olan su tüketimimizi 2 litreye ulaştırmak daha kolay olacaktır. Gidilen akraba ziyaretlerinde çay, kahve yerine çoğu zaman suyu tercih etmek yine bu tüketiminizi arttırmada kolaylık sağlayabilir.
 
Çocuklara Dikkat!
 
Şeker bayramı her bayramda olduğu gibi çocukların büyük heyecanla bekledikleri bayramdır. Yeni kıyafetler bayram sabahı büyüklerin elini öptükten sonra heyecanla beklenen cep harçlıkları ve tabi ki kapı kapı gezerek şeker toplamak çocukların vazgeçilmez bayram alışkanlıklarıdır. Ama bir yandan da tehlike çanlarının çalıp da sesinin duyulmadığı bir dönemdir bayramlar. Çocukların beslenmesi yetiksin beslenmesinden daha hassas bir konudur. Özellikle büyüme ve gelişme döneminde, ağız ve diş sağlığı, beslenme alışkanlıklarından etkilenir. Aşırı şeker, şekerli ürünler tüketilmesi çocukların dişleri açısından sakıncalıdır, mide ve barsak hassasiyetine sebep olur. Sürekli şeker ve şekerli ürünlerin tüketilmesi çocukların açlık duygusuna engel olur. Bu da sağlıklı ana yemekleri ve aralarda olması gereken sağlıklı atıştırmaları reddetmelerine sebeptir. Çocukların sadece ve sürekli şeker ve çikolata tüketimi yerine sütlü tatlı ve meyve yemeleri sağlanabilirse daha doğru bir yol çizmiş olunur. Bunun için bayramdan önce çocuğunuz ile oturup konumsak ve onunla bayramdaki tüketimleri konusunda anlaşmaya varmak en doğru yoldur.
 
Sevgili büyükler;
 
Sizin içinde tüm aileyi bir arada görmek için fırsat olarak değerlendirdiğiniz bu günde dikkat etmeniz birkaç nokta var. Lütfen;
 
•          Bayram için çok özel yağlı hamurlu yiyecekler hazırlamayı tekrar gözden geçirin.
 
•          Çok fazla özel yemekler hazırlamak hem sizin için büyük bir fiziksel yorgunluk ve hastalık; hem de sevdiklerinizin beslenmesi için bir risk haline gelebilir.
 
•          Beraber yapılan sohbetlerin keyfini çıkarmaya çalısın.
 
•          Sadece fiziksel açlığınızı giderecek kadar yemek yemeye çalısın, beslenme disiplininizi kaybetmeyin.
 
•          Bayram sofralarında geçirilen zamanın uzun olması yenilen yemek miktarını da arttırabilir dikkat edin.
 
•          Başlangıç yemeklerinde hafif salata ve zeytinyağlılar olmasına özen gösterin ve bol su için.
 
•          Bayramı sadece yemek yeme eylemi olarak değil sevdiklerinizi görmek onları dinlemek ve sevginizi anlatmak için bir fırsat olarak değerlendirin…
 
İkramlar
 
Geçmişten günümüze kadar bayramlarda özellikle ailenin bir arada olması ile ikramlar artmış ve zenginleşmiştir. Bununla birlikte hazırlanan yemeklerin sayısı artmış ve bayrama özel olarak hazırlanmıştır. Bayram sofralarında;
 
•          Günlük sıvı ihtiyacımızı karşılamak için ortalama olarak 2 litre sıvı tüketimi sağlığımız açısından faydalıdır.
 
•          Aşırı şerbetli, yağlı tatlılar yerine; sütlü tatlılar veya meyve tatlısı tercih edilebilir.
 
•          Izgara, fırınlama, buğulama, haşlama yöntemleri ana yemeklerde kullanılabilir.
 
•          Barsak hareketlerinin düzenlenmesi için sebze ve meyve tüketiminizi arttırmalısınız.
 
•          Bayram için hazırlanan değişik yiyecekleri tüketirken karıştırmamaya özen göstermelisiniz.
 
•          Uzun süre açlık sonrası ağır yağlı hamurlu ve şekerli tatlıların tadına bakın, ama hepsini bitirmek için zorlamayın.
 
•          Çay, kahve, gazlı içecekleri fazla miktarda tüketmemelisiniz. Gün içerisinde 2 fincan kahve, 3-4 fincan çay tüketim miktarını korumaya çalısınız.
 
•          Bayram ile birlikte alkol tüketimine geçişte yavaş ve dikkatli olun.
 
•          Günlük yaşantımızda ne yazık ki spor ve fiziksel aktivite kavramları bize hala uzak, özellikle ramazan ayında metabolizmanın düşmesi ile hareketlerimizi daha da azaltarak tembel bir vücuda sahip duruma gelebiliyoruz. Bu sebeple bayram ziyaretlerinde yakin mesafeler için araç kullanmak yerine yürüyerek gitmeyi tercih edin.
 
Şeker Ve Kalp Hastaları Dikkat!
 
Tansiyon, şeker hastalığı veya kalp damar hastalığı olan bireyler Ramazan bayramında yediklerine daha da dikkat etmeleri gerektiğini lütfen unutmasınlar. Özellikle tereyağı, katı margarin veya hayvansal yağlar kullanılmış yemeklerden uzak durmaları, yedikleri et türevine de dikkat etmeleri önemli.
 
• Şeker hastası olanlar meyveli tatlıları tatlandırıcı ile hazırlayabilir veya diyet pudingler kullanabilirler.
 
Her şeyden ağız tadıyla ama kararınca yiyebileceğiniz sağlıklı, mutlu ve huzurlu bir Ramazan Bayramı dilerim.
 
Diyetisyen Sanem Apa 

Prof. Dr. Tahir ÖĞÜT

İyi gunler hocam.kienböck hastasıyım.lunatum kemiginde lekelenmeler baslamis.bu surecte nasil beslenmeliyim ,tedavim nasil olur acaba... devamı