Yeni Güneş Kremi Bileşeni Güneş Yanığını İyileştirerek Cilt Kanserini Önlemeye Yardımcı Oluyor

Yeni Güneş Kremi Bileşeni Güneş Yanığını İyileştirerek Cilt Kanserini Önlemeye Yardımcı Oluyor

Dermatoloji Araştırmaları Dergisinde yayınlanan bir araştırmaya göre güneş yanığından şikayetçi olanlar yakın bir gelecekte yanan cildi aktif olarak onaran ve cilt kanseri başlangıcını önlemeye yardımcı olan yeni bir güneş kremi bileşeninden faydalanabilir.

Yalnızca UVA ve UVB güneş ışınlarına karşı filtre görevi gören geleneksel güneş kremlerinin aksine yeni bileşen cilt yandığında salgılanan serbest demiri temizleyen aktif bir bileşeni serbest bırakmaktadır.

Bu, güneş yanığının sebep olduğu ve demirin şiddetlendirdiği yangıyı ve acıyı azaltarak aynı zamanda güneş ışınlarının ortaya çıkardığı, cilt kanserlerinin gelişmesine yol açabilecek zararlı serbest radikallerin birikimini önlemektedir.

Yeni bileşen ışığa duyarlıdır ve yalnızca güneş ışınlarındaki UV radyasyonuna maruz kaldığında aktifleşerek ilacın aktif formuna uzun süre maruz kalmaktan ileri gelebilecek herhangi bir yan etkiye engel olur.

Araştırmacılar halihazırda laboratuarda üç boyutlu insan derisi kültürleri kullanarak bileşenin prototiplerini test ediyorlar ancak bileşeni önümüzdeki iki ila üç yıl içerisinde gönüllüler üzerinde denemeyi bekliyorlar.

Bath Üniversitesi araştırmacıları, güneşlenme sırasında olduğu gibi yüksek dozda güneş ışınına maruz kalındığında cilt hücrelerinde büyük miktarda serbest demir salgılandığını ifade ediyorlar.

“Bu serbest demir, şiddetli hücre hasarına yol açan daha zararlı serbest radikallerin oluşması için katalizör görevi görebilir.

“Kanserin birçok türünün, serbest radikaller ile DNA arasındaki hücre döngüsünü bozarak potansiyel olarak kansere yol açan tepkimelerin sonucu olduğu düşünülmektedir.

“Cilt hasarına ve nihayetinde kansere yol açabilecek istenmeyen yan tepkimeleri önlemek üzere parlak gün ışığına maruz kalma sırasında oluşan ve serbest radikaller üreten serbest demiri temizlemenin bir yolunu bulmak istedik.

“Bunu yapmanın en iyi yolu demiri bağlayarak vücuttan dışarı atan ilaçlar olan şelatörleri (metal iyonlarını bağlayıcı moleküller) kullanmaktır.

“Ancak bunların uzun süre kullanılması hücreleri normal biyolojik süreçler için gerekli demirden yoksun bıraktığından hücreler için zehirli olabilir; örneğin vücutta oksijen taşıyan kırmızı kan hücreleri çalışmak için demire ihtiyaç duyar."

Araştırmadaki diğer engeller birçok şelatörün etkisiz hücre koruyucuları olması ve bir çoğunun patentli olması ve tüm araştırmacılar tarafından serbestçe kullanılamamasıdır.

Araştırmacılar fazla demiri hücrelerden dışarı atacak kadar güçlü ancak diğer temel hücresel süreçler üzerinde olumsuz etkisi bulunmayan şelatörler bulmak zorundaydı.

Ekip, üç yıllık araştırma sonrası halihazırda laboratuvar deneyi aşamasında olan ve ticari açıdan cazip iki adet prototip geliştirmiştir.

Prototipler, şelatörleri yalnızca yüksek dozda UV ışınına karşılık salgılayan, dolayısıyla hücrelerin zehirlenmesini engelleyen ‘kafesli’ demir bağlayıcı alanlar içermektedir.

Bu bileşenleri içeren yeni güneş kremleri UV ışınının yol açtığı cilt hasarını önlemekle ve onarmakla kalmayarak aynı zamanda geleneksel güneş kremlerine göre daha etkili olacaktır ve cilde sürüldükten sonra (üç saate kadar) daha uzun dayanacaktır.

Cilt kanseri en yaygın kanser türlerinden biridir ve cilt kanserli hasta sayısı gittikçe artmakta ve birçok vaka bildirilmemektedir.

Cilt kanserinden korunmak için şu tavsiyelerde bulunulmaktadır:

  • Sabah 11 ile öğleden sonra 3 arasında güneşe çıkmayın
  • Yanmamaya dikkat edin
  • Bir tişört, şapka ve güneş gözlüğü ile örtünün
  • Çocuklara özen gösterin
  • 15 faktör ve üzeri güneş kremi kullanın

Uzmanlar, UVB güneş ışınlarının günün sabah 10 ile öğleden sonra 3 arasında güneşin en parlak olduğu, en sıcak bölümü ile ilişkili olduğunu ifade etmektedirler.

“UVB cildin dış katmanını etkilemektedir ve güneşte yandıktan sonra ciltte kabarcıklar oluşmasının ve soyulmanın başlıca sorumlusudur.”

“UVA güneş ışınları tipik olarak sıcak yaz günlerinin daha serin bölümleri, sabah 10’dan öncesi ve öğleden sonra 3’ten sonrası ile ilişkilidir.”

“Eskiden UVA ışınlarının cilt hasarı üzerinde hafif etkisi olduğu düşünülmekteydi ancak şimdi cilde UVB ışınlarından daha derin nüfuz ettiğinden büyük bir katkısı olduğuna inanılıyor.”

“UVA ışınlarına fazla maruz kalmak güneş yanığıyla ilişkili kızarıklığa ve yangıya yol açar. Güneş ışınlarının UVA bileşeni potansiyel olarak sağlıklı cilt hücrelerini kanserli hücrelere çeviren DNA hasarına yol açabilen zincirleme reaksiyonları tetikleyen serbest radikaller oluşturan bir oksitlendirici ajan görevi gördüğünden, tehlikelidir.”

  • cilt kanseri
  • güneş yanığı