Migren genellikle başın bir tarafında etkili olan zonklama şeklindeki baş ağrısıdır. Ağrı genellikle günlük işleri aksatacak kadar şiddetli olur ve tedavi edilmezse 4 saat ila 3 gün sürebilir. Her 10 kişiden birinde – ve her 6 kadından birinde – migren vardır ancak bu kişilerin çoğuna, sinüs ya da gerilim tipi baş ağrıları olduğu söylenmiştir. Yiyecekler, stres ve hormonlar migreni tetikleyebilir.

Zonklayıcı ağrı genellikle alnın, şakakların ve gözlerin bir tarafında gelişir. Migren ışığa, sese ya da merdiven çıkmak gibi hafif aktivitelere karşı hassasiyet gelişmesine neden olabilir. Çoğu kişide bulantı, kusma ya da görme problemleri de vardır. Ağrı kişinin işe gidememesine ya da diğer aktivitelerini gerçekleştirememesine neden olacak şekilde engelleyici olabilir.

Migren hastalarının yaklaşık %20''sinde ağrıdan 20 dakika ila bir saat önce aura denilen belirtiler başlar. Işık parlamaları, dalgalı çizgiler ya da noktalar görebilirler ya da görme bulanıklığı ya da kör noktalar gelişebilir. Bunlar "klasik migren” olarak adlandırılır.

Bazı insanların ruh hallerinde migren başlamadan önce değişiklikler olabilir. Daha telaşlı, sinirli ya da depresif olabilirler. Bazıları ise tuhaf bir koku ya da tat gibi bir duyu fark edebilirler. Daha yorgun hissedebilir, sık sık esneyebilir ya da kas gerginliği yaşayabilirler. Yaklaşık her 4 kişiden biri baş ağrısı başlamadan 24 saat öncesine kadar bu prodrom (ön belirti) evreyi yaşar.

Migrenin gerçek nedeni hala anlaşılamamıştır ancak sorunun nörolojik (sinir sitemi ile ilişkili) olduğu düşünülmektedir. Beyin kimyasallarının, kan damarlarının ve beyin sinirlerinin migren ile ilişkili olduğuna inanılmaktadır.

Migren parlak ışık gibi spesifik bir neden yüzünden başlayabilir. Bu kar ya da su yansıması veya flüoresan lamba, televizyon ya da sinema ekranından gelen ışık olabilir. Dışarıda polarize güneş gözlüğü takmak ve içeride gün ışığı spektrum floresanı kullanmak yardımcı olabilir.

Duygusal stres migrenin yaygın tetikleyicilerindendir. Her ne kadar stresten tamamen uzak durmak imkansız olsa da gevşeme egzersizleri stresle baş etmenize yardımcı olabilir. Yavaş yavaş nefes alıp verin, havanın içinize dolmasına izin verin ve daha sonra bu havayı bir balon gibi üfleyin. Bazı kişiler huzurlu bir manzara hayal etmeyi ya da sevdikleri bir şarkıyı dinlemeyi faydalı bulur.

Migrene yatkınlığı olan kimselerin düzenli yemek yemeleri ve uyumaları önemlidir. Öğün atlamaktan kaynaklanan düşük kan şekeri migreni tetikleyebilir. Çok fazla şeker tüketmek de kan şekerinin ani yükselmesine ve ardından düşmesine neden olabilir. Dehidrasyonu önlemek için gün boyunca su için ve geceleri en az 6-8 saat uyuyun.

Çoğu kadın için migren adet döngüleri ile ilişkilidir; östrojen seviyesi düştüğünde, adet dönemi esnasında ya da adet döneminden birkaç gün önce gelişir. Bazı kadınlarda baş ağrıları başlamadan önce iltihap önleyici ilaçlar ya da hap, bant ya da halka gibi hormonel doğum kontrol ilaçları kullanmak işe yarayabilir. Ancak bazı kişilere hormonel doğum kontrol ilaçlarının hiçbir faydası olmayabilir veya bunlar migreni kötüleştirebilir.

Migren hastaları genellikle bazı gıdaların baş ağrılarını tetiklediğini bildirmiştir. Yaygın suçlular Mono Sodyum Glutamat (MSG), kırmızı şarap, çikolata, soya sosu ve işlenmiş ettir. Ancak herhangi bir yiyeceğin migreni tetiklediğini kanıtlayan bir çalışma henüz yoktur.

Eski, fermante edilmiş ve depolanmış yiyeceklerde, tirosin aminoasidinin parçalanması sonucu oluşan tiramin seviyesi yüksektir. Tiramin kan damarlarının daralmasına ve sonra genişlemesine neden olabilir ve bazıları için migreni tetikleyebilir. Bazı uzmanlar peynir, soya sosu, pepperoni ve turşu gibi fermante ve eski yiyecekleri kısıtlamayı önerir.

Bazı ağrı kesiciler ile birleştiğinde kafein rahatlama sağlayabilir. Çoğu migren hastası sorun yaşamaksızın günde bir iki fincan kahve içebilir. Ancak çok fazla tüketildiğinde, uyarıcı etkisi geçerken baş ağrısına yol açabilir.

Bir baş ağrısı günlüğü tutarak migreni nelerin tetiklediğini keşfedin. Her migren ağrısında, uyarıcı işaretleri (prodrom), tetikleyicileri ve ağrının şiddetini not edin. Eğer bazı kişisel tetikleyicileri keşfedebilirseniz, gelecekteki baş ağrılarından kaçınmanız mümkün olabilir.

Kadınlarda migren görülme olasılığı erkeklere göre 3 kat fazladır. Yakın akrabalarınızdan birinde migren varsa da migrenin görülme ihtimali artacaktır. Uzmanlar migrenin beynin belli alanlarını etkileyen genlerdeki mutasyonla ilişkili olabileceğine inanmaktadır. Migren ayrıca epilepsi, depresyon, astım, anksiyete, inme ve diğer nörolojik ya da kalıtsal hastalıkları olan kişiler arasında da daha yaygın görülür.

Dr. Orhan BAKİ

Dr.Bey merhaba,giresundan size ulasıyorum.Oğlum 7 yaşında ve 1.sınıfa başladı. Rehber ögretmenimiz ve sınif ögretmenimiz oğlumun sınifta ve heryerde ç... devamı

Baş ağrısı problemleri olan çocukların yaklaşık %5’inde migren vardır. Migren hem erkek, hem de kız çocuklarında görülebilir ancak ergenlik döneminden sonra kızlar arasında daha yaygındır. Çocuklarda baş ağrısının yanı sıra mide ağrısı (abdominal migren) veya kuvvetli ya da sık kusma (periyodik kusma) gibi belirtiler de olabilir. Eğer küçük çocuğunuzda sendeleme, solgunluk veya istemsiz göz hareketleri ya da kusma varsa, çocuğunuzda migrenin benign paroksismal vertigo türü olabilir.

Migren öncelikle belirtileri ile teşhis edilir ancak doktorunuz tümör ya da beyin kanaması gibi baş ağrınızın olası diğer nedenlerini elemek için bir beyin taraması isteyebilir. Bilgisayarlı Tomografi (BT) taraması beynin kesitsel görüntülerini oluşturmak için özel X-ışınları kullanır. Manyetik Rezonans Görüntüleme (MR) ise beynin görüntüsünü oluşturmak için radyo frekans ve manyetik alan kullanır.

Tedaviye başlamadan önce doktorunuz baş ağrınızın “yükünü” – yani hayatınızın migrenden ne kadar etkilendiğini – değerlendirmek isteyecektir. Kaç defa işe, okula gidemediğinizi ya da migreniniz yüzünden ailesel veya sosyal aktiviteleri kaçırdığınızı soran basit bir anket doldurursunuz.

Yaygın ağrı kesiciler ile iltihap önleyicilerin birleşimi işe yarayabilir: aspirin, naproxen sodyum, ibuprofen, asetaminofen. Bazı ilaçlar özellikle migren tedavisi için formüle edilmiştir. Ancak aşırı ilaç kullanımı baş ağrısını kötüleştirebilir veya ülser ya da diğer gastrointestinal problemlere yol açabilir.

Triptanlar migren için en çok reçete edilen ilaçlardır ve ataktan önce alındıklarında daha etkili olurlar. Yaygın triptanlar şunlardır: Amerge, Axert, Frova, Imitrex, Maxalt, Relpax, Treximet ve Zomig. Yüksek kan basıncı, kalp hastalığı, inme ya da diğer rahatsızlıkları olan kişiler triptanları kullanamayabilirler. Ayrıca, ciddi ilaç etkileşimleri olabileceğinden antidepresan ya da nöbet önleyiciler gibi ilaçlar kullanıyorsanız mutlaka doktorunuza bildirmelisiniz. Triptanların bulantı, baş dönmesi, karıncalanma, uyuşma ve göğüs ağrısı gibi yan etkileri vardır.

Eğer triplanlar fayda sağlamaz ise doktorunuz tablet, burun spreyi ya da enjeksiyon olarak dihydroergotamine (Migranal) veya ergotaminler (Cafergot) reçete edebilir. Bu ilaçlar kan damarlarını daraltır ve bulantı, baş dönmesi, kas ağrısı ya da ağızda kötü tat gibi yan etkilere neden olabilir. Genellikle triptanlar kadar etkili değillerdir ve diğer bazı ilaçlarla etkileşimleri vardır.

İki ya da üç baş ağrısını tedavi ettikten sonra kendinize birkaç basit soru yöneltin. İhtiyacınız olan rahatlamayı sağlıyor musunuz? Eğer cevabınız hayır ise tedaviyi değiştirmek için doktorunuz ile görüşün. İlaçlarınızı mutlaka atak başlamadan - migren ağrısından önce en az iki saat içinde - alın.

Aşırı ilaç kullanımı bazen kronik baş ağrısına neden olabilir. Reçeteli ilaçlarınızı haftada iki defadan fazla almamanız gerekir. Kronik baş ağrısından – doktorunuz gözetiminde - ilaçlarınızı azaltarak ya da keserek kurtulabilirsiniz. Narkotik ağrı kesiciler ancak başka bir ilaç ağrıyı azaltmadıysa kullanılmalıdır çünkü bağımlılık yaratabilirler.

Eğer migreniniz çok sık ve çok şiddetli ise atakları önlemek için her gün ilaç almanız gerekebilir. Timolol (Blocadren), divalproex sodyum (Depakote), propranolol (Inderal) ve topiramate (Topamax) onaylanmış önleyici ilaçlardandır. Bunlar, yüksek kan basıncını iyileştirmek ya da nöbetleri önlemek için tasarlanmış ilaçlardır.

Biofeedback ve gevşeme eğitimi size ilaç kullanımına benzer biçimde rahatlama sağlayabilir. Biofeedbackte, stresin sinyalleri olan kas geriliminin ve vücut ısısı değişiminin başladığını ayırt etmeyi öğrenmeniz için bir ekran kullanılır.

Akupunktur vücudun enerji akışını dengelemek için özel noktalara çok ince iğneler sokularak gerçekleştirilen Çin tedavilerinden biridir. Bazı araştırmacılar akupunkturun ağrıyı etkileyen beyin kimyasallarının salgılanmasına neden olduğunu keşfetmiştir. Ancak akupunkturun migren belirtileri üzerine etkinliği konusundaki çalışmalar karışık sonuçlar vermiştir.

Migren genellikle belli bir yaş döneminde – 20 ila 60 yaşları arasında – başlar. Her ne kadar yaşlı insanlarda migren olabilse de, genellikle yaşlandıkça hastalığın şiddeti ve sıklığı azalır veya hatta tamamen yok olur. Migreni iyi yönetmek migrenden sonsuza dek kurtulmanıza yardımcı olabilir.

Yeni ve alışılmadık biçimde şiddetli olan ve birkaç günden uzun süren her baş ağrısı doktor tarafından kontrol edilmelidir. Baş ağrıları modellerinizde herhangi bir değişim olduğunda da – örneğin yeni tetikleyiciler varsa – doktorunuzu bilgilendirmeniz önemlidir. Eğer paralizi, kafa karışıklığı, ateş veya boyun sertliğine eşlik eden baş ağrınız varsa derhal tıbbi yardım alın.