Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada’da yürütülen çalışmalar, köpekbalığı kıkırdağından yapılan ilaçların, akciğer kanseri hastalarının yaşamını uzatmadığını gösterdi.

Köpekbalığı kıkırdağının, kansere karşı verilen savaşta faydalı bir tedavi yöntemi olduğunun ispat umudu, bugüne kadar alternatif tedaviler için yürütülen en ciddi tasarlanmış ve yürütülmüş araştırmada teyit edilemedi.

Ulusal Kanser Enstitüsü (NCI) ve Ulusal Alternatif ve Tamamlayıcı Tıp Merkezi (NCCAM) tarafından finanse edilen çalışmada; akciğer kanserinin geç dönemindeki hastalarda, standart kanser tedavisine köpekbalığı kıkırdağından elde edilen ilacın eklenmesi, bu hastalar arasında hayatta kalma süresini yükseltmedi.

Köpekbalığı kıkırdağının, kanser tedavisinde bir tamamlayıcı ya da alternatif olduğu konusu, on yıllardır dillerde dolaşıyor. Köpekbalığı kıkırdağından yapılan düzinelerce ürün, beslenme desteği olarak satılıyor; ama bunların neredeyse hiçbirisi insanlar üzerinde incelenmemiş durumda.

Köpekbalığı kıkırdağının faydasının test edilmesi

Deneyde ilaç olarak; piyasada ticari amaçlı satılan, ancak kontrole tabi tutulmayan destekler yerine dikkatle formülü oluşturulan ve ayarlanan sıvı köpekbalığı kıkırdağından yapılan ürün geliştirildi.

Amerika ve Kanada’daki çeşitli akademik ve mesleki grupların kanser merkezlerinden araştırmacılar, küçük olmayan akciğer kanseri (NSCLC) hastası olan, ancak ameliyat edilemeyen yaklaşık 400 hastayı çalışmaya kaydetti.

Bunların yarısı standart kemoterapi ve radyasyon tedavisi aldılar, diğer yarısı da standart terapi ve AE-941 olarak bilinen köpekbalığı kıkırdağı ilacı aldılar. 

Araştırmanın tamamına bakıldığında bir farklılık görülmedi. Yani, ilerleme olmadan hayatta kalma, zamana bağlı hastalık ilerlemesi ve tümör tepki oranında, her iki grup arasında bir fark yoktu.

Uzm. Dr. Tarık TURFAN

Merhaba hocam sımdı yemek yıyıyorum ama faydasını goremıyorum yemek yedıkten sonra karnım agrıyo metebolızmam mı hızlı çalışıyor hızlı çalışıyorsa ne ... devamı

Köpekbalığı kıkırdağı tedavisi alan hastalar ortalama 14.4 ay yaşadılar ve bu, köpekbalığı kıkırdağı almayan hastaların ortalama hayatta kalma sürelerinden bir ay daha azdı. 

Çalışmanın araştırmacıları; “Bu bulgulardan da açıkça anlaşılmıştır ki, farmakolojik dereceli köpekbalığı kıkırdağı özü, bu kanser için etkili bir tedavi değildir” demektedirler.

Köpekbalığı kıkırdağı hala yaygın olarak kullanılıyor

Kanser, ‘anjiyogenez’ denilen süreçte yeni kan damarlarının gelişimi ile alevlenir. Kıkırdakta kan damarı yoktur ve bazı laboratuar çalışmalarında kıkırdağın kan damarı gelişimini yavaşlattığı gösterilmiştir.

Kıkırdağın kanseri durdurabileceği ya da ilerlemesini yavaşlatacağı düşüncesi, 1950’lerde New Yorklu bir cerrah tarafından ortaya atıldı. Bu cerrah ayrıca, pudra haline getirilmiş inek kıkırdağının, ameliyat yaralarının iyileşmesini hızlandırdığını da ileri sürmüştü.

Araştırmacılar, köpekbalığı kıkırdağı desteklerinin, kanser hastaları arasında popüler bir alternatif ya da tamamlayıcı tedavi olamaya devam ettiğini belirtiyorlar.

Köpekbalığı kıkırdağı çalışmaları hayal kırıklığını ispat etse bile, diğer alternatif tedaviler kanserin tedavisinde hala umut vaat ediyor. Bunlar arasında yeşil çay özü ve zerdeçaldan elde edilen ‘curcumin’ de var.