Diş Beyazlatma

Beyazlatıcı diş macunlarını, reçetesiz jelleri, gargaraları, bantları, setleri ve diş hekiminden alınan beyazlatıcı maddeleri içeren birçok diş beyazlatma sistemi vardır.

Nedir

Diş Beyazlatma

Beyazlatıcı diş macunlarını, reçetesiz jelleri, gargaraları, bantları, setleri ve diş hekiminden alınan beyazlatıcı maddeleri içeren birçok diş beyazlatma sistemi vardır.

Diş beyazlatma; sağlıklı ve tedavi görmemiş (dolgusuz) dişlere ve dişetlerine sahip kişiler için idealdir. En iyi etki, dişleri sarı tonlarda olan kişilerde görülür. Bununla beraber, bu kozmetik işlem herkese tavsiye edilmez.

Diş beyazlatmanın size uygun olup olmadığını öğrenin.

Beyazlatma Sistemleri

Beyazlatma Sistemleri

Beyazlatıcı diş macunları

Bütün diş macunları, hafif aşındırıcılar içerir ve bu sayede yüzeysel lekeleri gidermeye yardımcı olur. Bazı beyazlatıcı diş macunları ise, aşındırıcılara ek olarak, leke giderme etkisi sağlayan hafif cilalar veya kimyasal maddeler içerir. Beyazlatıcı diş macunları yalnızca yüzeysel lekeleri gidermeye yardımcı olur ve ağartıcı içermez; reçetesiz ve profesyonel beyazlatıcı ürünler ise, dişin rengini derinden açmaya yarayan karbamit peroksit veya hidrojen peroksit içerir. Beyazlatıcı diş macunları, dişinizin rengini bir ton kadar açabilir. Buna karşın, diş hekiminizin muayenehanesinde uygulanan ve ışınla gerçekleştirilen beyazlatma işlemi, dişlerinizin rengini üç ila sekiz ton açabilir.

Reçetesiz beyazlatıcı bantlar ve jeller

Beyazlatıcı jeller, küçük bir fırçayla doğrudan dişlerin yüzeyine uygulanan şeffaf, peroksit bazlı jellerdir. Talimatlar genellikle, on dört gün boyunca günde iki kere uygulanmasını gerektirir. İlk sonuçlar birkaç gün içerisinde görülür ve elde edilen netice dört ay kadar dayanır.

Beyazlatıcı bantlar, peroksit bazlı bir beyazlatıcı jel ile kaplı çok ince bantlardır. Bantlar on dört gün boyunca günde iki kere otuz dakika süreyle uygulanır. İlk sonuçlar birkaç gün içerisinde görülür ve elde edilen netice dört ay kadar dayanır.

Beyazlatıcı gargaralar

Varolan beyazlatma ürünleri arasında en yenisi beyazlatıcı gargaralardır. Birçok gargara gibi, nefesi tazeleyerek plak ve dişeti hastalığı oluşumunu azaltmaya yardımcı olurlar. Bununla beraber, bu ürünler hidrojen peroksit gibi dişleri beyazlatan malzemeler içerirler. Üreticiler, sonuç almanın 12 hafta kadar sürebileceğini ifade etmektedir. Günde iki kere, dişlerinizi fırçalamadan önce altmış saniye ağzınızda çalkalamanız gerekmektedir. Ancak bazı uzmanlar, gargaraların diğer reçetesiz beyazlatıcı ürünler kadar etkili olmayabileceğini belirtiyorlar. Beyazlatıcı bir gargaranın dişlerle teması yalnızca iki dakika kadar sürdüğü için, birçok bandın otuz dakikalık temas süresi ile kıyaslandığında, etkisi daha düşük olabilir.

Plak bazlı diş beyazlatıcılar

Reçetesiz olarak ya da diş hekiminden alınan plak bazlı diş beyazlatma sistemleri, ağız koruyucu benzeri bir plağın, peroksit bazlı bir ağartıcı içeren beyazlatıcı bir jel ile doldurularak, her gün en az birkaç saat takılmasını kapsamaktadır. Kullanım süresi ise, renk değişimine ve istenen beyazlatma seviyesine göre dört hafta veya daha uzun sürebilir.

Muayenehanede beyazlatma

Muayenehanede uygulanacak beyazlatma işlemi, dişleri beyazlatmanın en hızlı yoludur. Bu işlem sırasında beyazlatma ürünü doğrudan dişlere uygulanır. Bu ürünler ısı, özel bir ışın ve / veya lazer ile beraber kullanılabilir. 30 ila 60 dakika süren tek seanslık bir tedaviyle hemen sonuç alınabilir. Ancak daha etkili sonuçlar elde etmek isteniyorsa, genellikle birkaç seans gerekir. Muayenehanede beyazlatma, beyazlatma teknikler arasında en pahalı olanıdır.

Etki Süresi

Beyazlatmanın etkisi ne kadar sürer?

Beyazlatma işlemlerinin dişlerde sağladığı beyazlık kalıcı değildir. Dişlerini lekelenmeye yol açan yiyeceklere ve içeceklere karşı korumayan kişilerde, beyazlığın bir ay kadar kısa bir sürede geçmeye başladığı görülebilir. Dişlerini bu etkilerden koruyanlarda ise, tekrar beyazlatma veya rötuş yapma ihtiyacı, yaklaşık 1 yıllık bir sürede ortaya çıkar.

Beyazlık derecesi dişlerin durumuna, lekenin niteliğine, kullanılan beyazlatma sistemine ve süresine göre, kişiden kişiye değişir.

Evde Beyazlatma

Evde diş beyazlatma ile diş hekimi gözetiminde diş beyazlatma

Dişlerinizi evde beyazlatmakla bir diş hekiminin muayenehanesinde beyazlatmak arasında farklar bulunur:

  • Ağartıcı maddenin kuvveti. Reçetesiz ürünler ve diş hekimi gözetiminde evde kullanılanlar, genellikle düşük kuvvetli bir ağartıcı madde içerir ([yüzde 3 hidrojen perokside eşdeğer] yüzde 10 ila yüzde 22 oranında karbamit peroksit). Muayenehanede profesyonel olarak uygulanan diş beyazlatma ürünleri yüzde 15 ila yüzde 43 arasında değişen yoğunlukta hidrojen peroksit içerir.
  • Ağızlıklar. Diş hekimi gözetiminde evde kullanılan ağartıcı ürünler için diş hekiminiz, dişlerinizin kalıbını alarak, buna uygun bir ağızlık hazırlayacaktır. Bu uyarlama, ağızlığa sürülen jelin dişlerinize azami derecede temas etmesine imkan tanımaktadır. Ama bu ağızlık, aynı zamanda jelin dişeti dokusuyla temasını da asgariye indirmektedir. Reçetesiz beyazlatıcı ürünler de bir ağızlık içerir, ancak bu ağızlıklar tek boyda üretildiği için, her ağıza tam uyum sağlayamaz. Tam oturmayan plaklar dişetine ve yumuşak dokuya daha fazla jel sızdırarak tahriş edebilir. Muayenehane prosedürlerinde ise, ağartıcı madde doğrudan dişlere uygulanır.
  • İlave koruma önlemleri. Muayenehane ortamında gerçekleştirilen ağartma işlemlerinde diş hekiminiz, dişetlerini ve ağız boşluğunu korumak için ya tedaviden önce dişeti dokusuna bir jel sürecek ya da dişlerin üzerine yerleştirilen kauçuk bir koruyucu kullanacaktır. Reçetesiz ürünlerde bu ilave koruma önlemleri bulunmaz.
  • Maliyetler. Reçetesiz ağartma sistemleri en ucuz, muayenehanede gerçekleştirilen işlemler ise en pahalı seçenektir.
  • Gözetimli ve gözetimsiz süreçler. Diş hekimi gözetiminde evde ağartma ve muayenehanede tedavi, reçetesiz prosedürlere kıyasla ek yararlar sağlamaktadır. Diş hekiminiz, öncelikle tıbbi geçmişinizi, dişlerinizin renginin nasıl bozulduğunu ve leke türü ile derecesini inceleyecektir. Ardından, ağartmanın sizin için uygun bir tedavi olup olmadığına karar vermek için ağız muayenenizi yapacaktır. Bu işlemlerden sonra, eğer uygun görüyorsa tedavinin türüne, sayısına ve yerine karar verecektir. Diş hekiminiz, lekelerin rengini açmak üzere leke türü için en iyi tedavi yöntemini seçebilir. Diş hekimi gözetimindeki ağartma prosedürlerinde, diş hekiminiz talimatlara uymanızı sağlamak, özel ağızlığın yerine düzgün oturduğundan emin olmak, dişetlerinizde tahriş belirtileri olup olmadığını incelemek ve genel olarak diş beyazlatma sürecinin nasıl ilerlediğini kontrol etmek üzere sizi tekrar görmek isteyecektir. Reçetesiz beyazlatma ürünleri kullandığınızda ise, her şeyi kendi başınıza yapmanız gerekir.

Risk Faktörleri

Kimler dişlerini beyazlatmamalıdır?

Aşağıdaki durumlarda beyazlatma önerilmemektedir veya daha az başarılı sonuç vermektedir:

  • Yaş ve hamilelik. On altı yaşının altındaki çocuklarda ağartma uygulanması önerilmemektedir. Bunun sebebi pulpa odacığının veya diş sinirinin bu yaşa kadar büyümesidir. Bu durumda diş beyazlatma pulpayı tahriş edebilir veya hassaslaştırabilir. Hamile veya emziren kadınlarda da diş beyazlatma uygulanması önerilmemektedir.
  • Hassas dişler ve alerjiler. Hassas dişleri ve dişetleri, dişeti çekilmesi ve/veya kusurlu restorasyonları bulunan kişiler, bir diş beyazlatma sistemi kullanmadan önce diş hekimlerine danışmalıdır. Perokside (beyazlatıcı madde) alerjisi olanlar ise, ağartıcı ürün kullanmamalıdır.
  • Dişeti hastalığı, mine aşınması, çürük ve diş köklerinin açığa çıkması. Dişeti hastalığı bulunan veya diş minesi aşınan kişilerin diş beyazlatma prosedürü geçirmesi genellikle önerilmez. Herhangi bir beyazlatma prosedüründen önce, çürüklerin tedavi edilmesi gerekir. Bunun nedeni, beyazlatıcı çözeltilerin mevcut çürüklere ve dişlerin iç alanlarına girerek hassaslığa yol açmasıdır. Ayrıca diş köklerinin bir mine tabakası olmadığı için, beyazlatma prosedürleri açığa çıkan diş kökleri üzerinde etkili olmayacaktır.
  • Dolgular, kaplamalar ve diğer restorasyonlar. Diş restorasyonlarında kullanılan diş rengindeki dolgular ve kompozit malzemeler (kuron, kaplama, yapıştırma, köprü) ağarmazlar. Dolayısıyla, bu dişlerde beyazlatıcı bir madde kullanılması, restorasyon olmayan dişlerin olanlara göre daha açık renk görünmesini sağlayarak, eşitsiz bir beyazlamaya yol açacaktır. Eğer herhangi bir beyazlatma prosedürü uygulanacaksa, bu restorasyonlardan önce yapılmalıdır. Çok sayıda diş restorasyonu bulunan kişiler, diş beyazlatma sisteminden çok yapıştırma, kaplama veya kuron seçeneklerini göz önünde bulundurabilir. Sizin için en iyi stratejiyi diş hekiminize danışın.
  • Gerçekçi olmayan beklentiler. Dişlerinin ‘inci gibi’ olmasını bekleyenler, elde edilen sonuçlardan tatmin olmayabilir. Sigara içenlerin, özellikle de beyazlatma sürecinde sigarayı bırakmadıkları takdirde sonuçların sınırlı olacağını bilmesi gerekmektedir. Beyazlatma işlemlerinde sağlıklı ölçüt, kişinin dişlerine doğal bir görünüm vermek için, göz aklarından biraz daha açık bir renk elde etmeye çalışmaktır.
  • Koyu renkli dişler. Sarımsı dişler ağartmaya iyi bir tepki verirken, kahverengimsi dişlerin tepkisi daha sınırlıdır. Grimsi veya morumsu lekesi olan dişler ise ağartmaya hiç tepki vermeyebilir. Antibiyotik (tetrasiklin) kaynaklı mavi-gri lekenin renginin açılması daha zordur ve başarılı bir sonuç için, altı ay evde tedavi veya muayenehanede birkaç seans gerekebilir. Koyu renk lekeli dişlerin beyazlatılması için kaplama, yapıştırma veya kuron gibi başka bir seçenek düşünülebilir. Size en uygun seçenekleri diş hekiminize danışabilirsiniz.

Diş beyazlatma ile ilişkili riskler

Diş beyazlatmada en sık görülen iki yan etki; diş hassasiyetinde geçici artış ve ağızdaki yumuşak dokuların, özellikle dişetlerinin hafifçe tahriş olmasıdır. Diş hassasiyeti genellikle ağartma tedavisinin ilk aşamalarında görülür. Doku tahrişi ise, ağartıcı maddeden ziyade genellikle yerine tam oturmayan bir ağızlıktan kaynaklanır. Bu durumların her ikisi de genellikle geçicidir ve tedavinin kesilmesinden veya tamamlanmasından itibaren bir ila üç gün içerisinde ortadan kalkar.

Hassasiyetle karşılaştığınız koşullarda, aşağıdaki önlemleri uygulayarak hassasiyeti azaltabilir veya ortadan kaldırabilirsiniz:

  • Ağızlığın daha kısa bir süre boyunca takılması (örneğin altmış dakikalık iki seans yerine otuz dakikalık iki seans).
  • Dişlerin beyazlatma sürecine alışmasını sağlamak için, diş beyazlatmaya iki-üç gün ara verilmesi.
  • Diş hekiminden veya eczacıdan dişlerin yeniden mineralleşmesine yardımcı olacak yüksek florür içerikli bir ürün istenmesi. Florür içeren ürünü ağızlığa sürerek beyazlatıcı maddeden önce ve sonra dört dakika boyunca takın.
  • Dişlerin, hassas dişler için üretilen bir diş macunu kullanılarak fırçalanması. Bu diş macunları, dişlerin sinir uçlarını rahatlatmaya yardımcı olan potasyum nitrat içerir.

Beyazlatıcı ürün güvenliği

Diş ağartma ürünlerinin, ilgili sağlık kurumlarınca onaylanmış olması önemlidir. Bu, onaylanmamış her ürün zararlıdır anlamına gelmez, ama onaylanmış ürünlerin güvenilir olduğu anlamına gelir.

Reçetesiz beyazlatma seti seçerken göz önünde bulundurulması gerekenler

  • Ağızlığın ayarlanabildiği bir beyazlatma seti seçmeye çalışın. Bazı setlerde ayarlanabilen ağızlıklar bulunmaktadır. Bunlar, içinde standart bir ağızlık bulunan setlerden daha iyidir.
  • Kullanmayı düşündüğünüz seti denemiş kişilerin görüşünü almaya çalışın.
  • Herhangi bir zamanda, dişetlerinizde uzun süreli renk değişikliği ya da soğuk ve sıcak yiyeceklere ve içeceklere karşı hassasiyet söz konusu olduğu takdirde, ağızlığı takmayı bırakın ve derhal diş hekiminize başvurun.

  • diş beyazlatma
  • diş sağlığı
  • diş beyazlığı
  • diş bakımı
  • diş estetiği