Aşk

Birini arzuladığınızı nasıl anlarsınız? Aşk beyin kimyasallarınıza ne yapar? Aşık olmak doğanın türümüzü idame ettirme yollarından birinden mi ibarettir?

Adına aşk deriz. Bize aşk gibi gelir. Ama insan duygularının en canlandırıcısı muhtemelen, doğanın insan türünün canlılığı ve üretkenliğini korumasının güzel bir yolu.

Karşı konulmaz bir kimyasallar kokteyliyle, beynimiz hepimizi aşık olmaya ayartır. Bir partner seçtiğimize inanırız. Ama aslında, doğanın sevimli planının kurbanları olabiliriz.

Söylediğiniz şey değil

Söylediğiniz şey değil…

Psikologlar birini arzulayıp arzulamadığınıza karar vermenin 90 saniye ile 4 dakika arasında sürdüğünü gösterdiler. Araştırma bunun söylenen şeyle pek alakası olmadığını gösterdi, şöyle ki:

  • %55’i beden dili
  • %38’i ses tonu ve hızı
  • Yalnızca %7 söylenilen şey

Aşkın üç aşaması

Aşkın üç aşaması

ABD’li bir bilim insanı, aşkın üç aşaması olduğunu ileri sürdü: arzu, çekim ve bağlanma. Her aşamaya farklı hormonlar ve kimyasallar etki edebilir.

Arzu

1. Aşama: Arzu

Bu, aşkın ilk aşamasıdır ve hem kadınlarda hem erkeklerdeki cinsiyet hormonları, testosteron ve östrojen tarafından güdülür.

Çekim

2. Aşama: Çekim

Bu, gerçekten aşka düştüğünüz ve başka pek bir şey düşünemediğiniz büyüleyici zamandır. Bilim insanlarına göre bu aşamada üç nörotransmitter yer alır.

Adrenalin

Birine aşık olmanın ilk adımları stres tepkinizi etkinleştirerek kandaki adrenalin ve kortizol düzeylerinizi artırır. Bu, yeni aşkınıza rastladığınızda terlemeye başladığı, kalbinizin küt küt attığı ve ağrınızın kuruduğu hoş etkiye sahiptir.

Dopamin

ABD’li bilim insanı yeni “aşka düşmüş” çiftlerin beyinlerinin incelenmesini istedi ve yüksek nörotransmitter dopamin düzeylerine sahip olduklarını keşfetti. Bu kimyasal “arzu ve ödül”ü güdüleyerek insanlarda yoğun bir zevk dalgasını tetikler. Kokain almak da beyinde aynı etkiyi bırakır!

Araştırmacılara göre, “Çiftler genelde yüksek dopamin belirtileri gösterir: enerji artışı, uyku ve yemeğe daha az ihtiyaç, odaklanan dikkat ve bu yeni ilişkinin en küçük ayrıntılarından bile keskin zevk.

Serotonin

Son olarak, serotonin. Niye aşık olduğunuzu, yeni aşkınızın düşüncelerinizde neden belirip durduğunu açıklayabilecek en önemli aşk kimyasallarından biri.

Aşk düşünce şeklinizi değiştirir mi?

İtalya’daki çığır açan bir deney, aşk başlangıcının (çekim aşamasının) gerçekten nasıl düşündüğünüzü etkilediğini gösterdi.

Op. Dr. Sinan GÖKER

I just What to ask what the Price for an eye operation is so I Can find the money somewhere..... devamı

Pisa Üniversitesinden araştırmacılar,  altı aydan kısa süredir birbirine deli gibi aşık yirmi çift için ilan verdi. Size sürekli aşkınızı düşündüren beyin mekanizmalarının obsesif kompülsif bozukluktaki beyin mekanizmalarıyla ilişkili olup olmadığını görmek istediler.

Araştırmacılar, aşıkların kan örneklerini inceleyerek yeni aşıkların serotonin düzeylerinin obsesif kompülsif bozukluk hastalarının düşük serotonin düzeylerine denk olduğunu keşfettiler.

Aşkın kör olması gerekir

Yeni vurulmuş aşıklar genelde partnerlerini idealize eder, özelliklerini büyütür ve hatalarını geçiştirirler, diye açıklıyor aşk psikolojisi alanında önce gelen bir araştırmacı.

Yeni çiftler ilişkinin kendisini de yükseltirler. “Başkalarınınkinden daha yakın ve daha özel bir ilişkiye sahip olduklarını düşünmeleri yaygındır.” Psikologlar bu güllük gülistanlık görüşe ihtiyacımız olduğunu düşünüyorlar. Bu, bizim birlikte kalıp aşkın diğer aşamasına girmemizi sağlar: bağlanma.

Bağlanma

3. Bağlanma

Bağlanma, çiftleri çocuk sahibi olup yetiştirene kadar birlikte tutan bağdır. Bilim insanları bu bağlanma hissine etki eden iki ana hormon olabileceğini düşünüyorlar: oksitosin ve vazopresin.

Oksitosin  (Kucaklaşma Hormonu)

Oksitosin, orgazm sırasında kadın ve erkekte üretilen güçlü bir hormondur. Muhtemelen, bağlanma hislerini kuvvetlendirir ve çiftlerin seks yaptıktan sonra birbirlerine çok daha yakın hissetmelerini sağlar. Teori, bir çift ne kadar seks yaparsa bağları o kadar kuvvetlenir diye devam eder.

Oksitosin, anneyle bebek arasındaki güçlü bağı da besliyor gibidir ve doğum sırasında üretilir. Annenin memesinin bebeğin sırf görüntüsü veya sesiyle süt üretmeye başlamasından da sorumludur.

New York’tan psikoloji dalında bir yardımcı doçent, koyun ve sıçanlardaki doğal oksitosin üretimini engellediğinizde kendi yavrularını reddettiğini gösterdi.

Diğer yandan, hiç cinsel ilişkiye girmemiş dişi sıçanlara oksitosin enjekte etmek onların başka dişilerin yavrularıyla ilgilenmelerine, burunlarını sürtmelerine ve kendilerininmişçesine korumalarına neden oldu.

Vazopresin

Vazopresin, uzun süreli bağlanmada başka bir önemli hormondur ve cinsel ilişkiden sonra üretilir.

Vazopresin (antidiüretik hormon da denilir) böbreklerinizle çalışarak susuzluğu önler. Uzun süreli bağlanmadaki potansiyel rolü, bilim insanları tarla faresini incelediğinde keşfetti.

Tarla fareleri, üreme amaçları için tam olarak gerekenden çok daha fazla cinsel ilişkiye girerler. İnsanlar gibi, epey tutarlı çift bağları oluştururlar.

Erkek tarla farelerine vazopresinin etkilerini bastıran bir ilaç verildiğinde partnerleriyle bağları hemen bozuldu, çünkü bağlılıklarını kaybedip partnerlerini yeni adaylardan korumayı başaramadılar.

Sonuç olarak? nasıl aşık olunur

Sonuç olarak… nasıl aşık olunur?

  • Tamamen yabancı birini bulun.
  • Yarım saat boyunca birbirinize yaşamınızdan samimi ayrıntılar anlatın.
  • Sonra, dört dakika boyunca hiç konuşmadan birbirlerinizin gözlerinin içine bakın.

New Yorklu bir psikolog, insanların neden aşık olduklarını araştırdı. Deneklerinden yukarıdaki üç adımı uygulamalarını istedi ve 34 dakikalık deneyden sonra çiftlerinden birçoğunun birbirine derinlemesine çekim hissettiğini buldu. Öznelerinden iki tanesi daha sonra evlendi.