2. Tip şeker hastalıkları her yaştan insanın başına gelebilir, hastalığın ilk evrelerindeki belirtilerin fark edilmesi zordur. Aslına bakılırsa, 2. tip şeker hastalığı olan insanların üçte biri bunu bilmezler. Şeker hastalıkları vücudun yiyecekleri enerjiye dönüştürme kapasitesini bozan kronik bir durumdur. Bu tıbbi durum kandaki şeker seviyesinin yükselmesine, dolayısıyla kalp hastalığı, görme kaybı ve diğer ciddi komplikasyonlar riskinin artmasına neden olur.

1) Besinler yendikten sonra mide karbonhidratı parçalayarak şeker haline getirir, glikoz da bunun bir parçasıdır.

2) Glikoz kan dolaşımına girer ve pankreastan insulin salgılanmasına neden olur.  

3) İnsulin ve glikoz kanda dolaşarak vücudun bütün hücrelerine dağılır. İnsulin glikozun hücrelere girmesini ve yakıt olarak kullanılmasını sağlar.
Glikoz fazlası karaciğerde depolanır.

Şeker hastalıklarında hücreler glikozu düzgün bir şekilde ememezler.  Yani kandaki glikoz seviyesi yükselir.  İnsulin direnci olunca vücut aşırı insulin salgılar, fakat kaslar, karaciğer ve yağ hücreleri insulini kullanmaz veya ona doğru bir şekilde yanıt vermez. Uzun süren 2. Tip şeker hastalıklarında pankreas ürettiği insulin miktarını azaltır.

2. Tip şeker hastalığının ilk belirtilerinden biri susuzluktaki artıştır. Buna genellikle ağız kuruluğu, iştah artışı, sık sık idrara çıkma – bazen saatte bir kadar sık olabilir bu – ve olağandışı kilo kaybı veya kilo alma gibi belirtiler eşlik eder.

Kan şeker seviyesi anormalleştikçe baş ağrısı, bulanık görme ve yorgunluk gibi belirtiler de ortaya çıkabilir.

Birçok vakada 2. tip şeker hastalıkları sağlık üzerine ciddi bir yük bindirmedikçe tespit edilemezler. Önemli uyarılardan biri baş belası olan enfeksiyonlardır:

  • Kolay iyileşmeyen kesikler ve yaralar.
  • Sık sık mantar veya idrar yolları enfeksiyonu olmak
  • Deride, özellikle kasık bölgesinde kaşıntı.

İktidarsızlık şeker hastalıklarının bir komplikasyonu olarak ortaya çıkabilir. Şeker hastalığı penisteki sinir uçlarına ve kan damarlarına hasar vererek ereksiyon sorununa yol açabilir. Şeker hastalığı olan erkeklerin yüzde 30 ila 70''inin hayatlarının belli bir evresinde değişen derecelerde iktidarsızlık yaşadığı tahmin edilmektedir.

  • Vücut Kütle Endeksi (VKE) 25''in üzerinde olmak üzere aşırı kilolu olmak.
  • Sakin hayat tarzı.
  • Anormal kolesterol ve kan yağları: iyi kolesterol 35''ten aşağı veya triglyceride düzeyi 250 mg/dL''den yukarı.
  • Yetişkinlerde 140/90''dan yukarı yüksek tansiyon.
  • Sigara içmek.
  • Irksal yatkınlık
  • Ailede şeker hastalığı geçmişi: Anne veya babanız veya kardeşiniz şeker hastasıysa riskiniz çok artar.
  • Yaş: 45 yaş ve üstü olmak 2. tip şeker hastalığı riskini artırır.

Risk faktörleriniz ne kadar çoksa, 2. tip şeker hastalığı geliştirme riskiniz o kadar yüksektir.

Hamileyken gebelik şekeri yaşamak daha sonra 2. tip şeker hastalığı riski geliştirme riskinizi yükseltir. 4,5 kilonun üstünde bebek doğuran kadınlar da risk grubundadır. Polikistik yumurtalık sendromu geçirmiş olmak şeker hastalığı yol açan insulin direncine sebep olabilir.

Şeker hastalıkları basit bir kan testiyle teşhis edilebilir. A1C testi son iki üç aylık kan glikoz seviyeleriniz hakkında bir kesit verir. Yüzde 6,5 veya daha yüksek bir A1C düzeyi şeker hastalığı teşhisiyle tutarlıdır. Aç karnına plazma glikoz testi de başka bir seçenektir. Bu testten önceki sekiz saatte hiçbir şey yememelisiniz. 126 ve üstü şeker hastalığı olarak kabul edilir. Şeker yükleme testleri de doktorunuzun teşhiste bulunmasına yardımcı olabilir.

Neyse ki beslenme değişiklikleriyle kan şeker seviyelerini kontrol altında tutmak komplikasyon riskinizi azaltır. 2. tip şeker hastalığı olan insanlar toplam yağ ve protein tüketimlerini ve en önemlisi karbonhidrat tüketimlerini dikkatle gözlemeli ve kalorileri azaltmalıdır. Doktorunuz sizin sağlıklı besin seçimleri yapmanız ve size faydalı gelebilecek bir beslenme planı takip etmeniz için bir diyetisyen tavsiye edebilir.

Op. Dr. Sinan GÖKER

merhaba doktor bey annemin bir gozu %20 bir gozu %5 goruyor sekerden dolayi kanama var durdurulamiyor seker ameliyati oldu tip 2 diyabet.gozleriyle al... devamı

Kasları güçlendirme, yürüme gibi orta şiddette egzersiz vücudunuzun insulin kullanma yeteneğini geliştirerek kan şeker seviyelerini düşürür. Aktif olmak vücut yağını, tansiyonu azaltır ve kalp hastalığına karşı koruma sağlar. 2. tip şeker hastalığı olan insanlar her gün değilse bile sık sık 30 dakikalık orta şiddette egzersizler yapmalıdır.

Stres tansiyonun yükselmesine neden olabilir. Ya da stresle baş etmek için yemek yiyebilirsiniz. Şeker hastalığıyla yaşarken her ikisi de kötüdür. Stresin kontrolü ele geçirmesine izin vermek yerine derin nefes alma, meditasyon ve görselleştirme gibi gevşeme tekniklerini deneyin. Bazen bir arkadaş, aile üyesi veya bir din adamıyla konuşmak da faydalı olabilmektedir. Eğer hala stresle mücadele etmek zorunda kalıyorsanız, doktorunuzla görüşün.

2. tip şeker hastalıkları olan insanlar, kan şekeri seviyesini diyet ve egzersizle yeterince kontrol edemezse, ilaç kullanmak durumunda da kalabilir. Piyasada birçok diyabet hapı bulunmaktadır ve bunlar genellikle bir arada kullanılırlar. Bazıları pankreası daha fazla insulin salgılaması için uyarmak yoluyla çalışırken diğerleri insulinin etkisini artırır veya nişastaların sindirilmesini önler.

Doktorunuz tedavinizin erken aşamalarında diğer haplarla birlikte insulin reçete edebilir. İnsulin ayrıca 2. tip şeker hastalığı olup da ''beta-hücre yetmezliği'' geliştiren insanlarda da kullanılmaktadır. Beta hücre yetmezliği pankreastaki hücrelerin artık yüksek kan şekeri seviyesine yanıt olarak insulin üretemediği anlamına gelir. Bu durumda insulin terapisi – insulin iğneleri veya insulin pompası – günlük rutinin bir parçası olmak zorundadır.

Kan glikoz seviyenizi ölçmek, kan şekerinizin ne kadar kontrol altında olduğunu ve tedavi planınızı değiştirmeniz gerekip gerekmediği konusunda size bilgi verir. Ne kadar sıklıkla ve ne zaman test yaptıracağınız, şeker hastalığınızın ne ölçüde kontrol altında olduğuna, şeker hastalıklarını kontrol etmek için kullanılan tedavinin türüne, şekeri yükselip düşmeleri gibi belirtiler yaşayıp yaşamadığınıza bağlıdır. Kan şekerinizi ölçmek için glikoz ölçeri ne sıklıkla kullanmanız gerektiği konusunda doktorunuzla görüşünüz. En yaygın test vakitleri sabah uyandıktan sonra, öğünlerden veya egzersizlerden önce ve sonra ve yatarken yapılan testlerdir.

Tedavi edilmeyen 2. tip şeker hastalığı zaman içinde vücudun birçok sistemine hasar verebilir. Şeker hastası olan her üç insandan ikisi kalp hastalığından ölmektedir. Şeker hastası olmak ayrıca sizi dört kat fazla felç riskine sokar.  Şeker hastası olan insanlar, kan damarlarında plaka geliştirme, kan akışında azaltma ve pıhtılaşmanın artması riski daha yüksektir. Arterlerin sertleşmesi (damar sertliği) kalp hastalığı ve felç riskini yükseltir.

Ne kadar uzun zamandır şeker hastasıysanız kronik böbrek hastalığı geliştirme riskiniz o kadar yüksektir. Kontrolsüz şeker hastalıkları, yüksek tansiyon ve yüksek kolesterol gibi risk faktörlerini azaltmak bu komplikasyonu geliştirmenizi önler.  Böbreğin her yıl muayene edilmesi ve böbrek hastalığının gelişmesini yavaşlatmak için kullanılan ilaçlar, böbrek yetmezliği riskini azaltmak için kullanılan önlemlerdir.

Yüksek kan şekeri gözün önemli bir parçası olan retinaya oksijen ve besin getiren kılcal damarlara hasar verebilir. Buna diyabetik retinopati denir, ağır ağır ilerleyen, geri döndürülemez bir görme kaybına neden olabilir. Bu hastalık 20 ila 60 yaş arasıdaki en önemli kör olma sebebidir. Burada bir gözün retinası üzerindeki kan birikmeleri yani hemorajlar görülmektedir.

Kontrol altına alınamayan şeker hastalıkları ve uzun süren yüksek kan şekeri sinir hasarı riskini yükseltir.  Belirtiler karıncalanma, ağrı ve parmaklarda, ellerde, ayak parmaklarında ve ayakta iğnelenmelerdir. Sinir hasarı (nöropati) geri alınamaz, ama tedavi ağrı ve uyuşmaya yardım edebilir. Sinir hasarı vücudun diğer kısımlarını, örneğin sindirim sistemini de etkileyebilir. Şeker hastalığını kontrol altına almak daha fazla hasarı önler.

Diyabete bağlı sinir hasarı ayaklarınızı hissetmenizi ve bir yaralanmayı tespit etmenizi zorlaştırabilir.  Aynı anda damarların sertleşmesi, ayaklarınıza kan akışını zayıflatabilir. Ayak yaralanmaları ve küçük bir yaradan bile kangren meydana gelebilir. Şiddetli vakalarda enfeksiyonların farkına varılmazsa uzvu kesmek zorunlu hale gelebilir.

2. tip şeker hastalığının en şaşırtıcı yanı, hayatınızı tepeden tırnağa değiştiren bu hastalığın önlenebilir olmasıdır. Riskinizi azaltmak için kalp hastalığını uzak tutmada takip edeceğiniz şeyleri yapmanız gerekir.

  • Dengeli bir beslenme takip edin.
  • Haftanın 5 günü 30 dakika egzersiz yapın.
  • Sağlıklı kilonuzu koruyun.
  • Gizli şeker taraması için doktorunuzla görüşün.

Gizli şeker hastası olan insanlarda hayat tarzı değişiklikleri ve ilaçlar 2. tip şeker hastalığının gelişmesini önleyebilmektedir.