Gebelikte Diş Sağlığı

Doç. Dr. Dilhan İlgüy, gebelikte en çok ihmal edilen ve sonuçları bebeğe de yansıyan konulardan birinin diş sağlığı olduğunu belirterek, Gebelerin ağız hijyeninin üst düzeyde olması sağlanmalı ve gereken durumlarda da diş tedavileri gerçekleştirilmelidir dedi.

Gebelikte Diş Sağlığı

Doç. Dr. Dilhan İlgüy, gebelikte en çok ihmal edilen ve sonuçları bebeğe de yansıyan konulardan birinin diş sağlığı olduğunu belirterek, ''Gebelerin ağız hijyeninin üst düzeyde olması sağlanmalı ve gereken durumlarda da diş tedavileri gerçekleştirilmelidir'' dedi.

İlgüy, AA muhabirine yaptığı açıklamada, gebeliğin, bazı geçici değişikliklerin ortaya çıktığı doğal, fizyolojik bir durum olduğunu, bütün gebe adayları ve gebe olanların, ağız ve diş hastalıkları yönünden değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, ''Gebelerin ağız hijyeninin üst düzeyde olması sağlanmalı ve gereken durumlarda da diş tedavileri gerçekleştirilmelidir. Bu nedenle gebe kalınmadan önce tıpkı diğer sağlık kontrolleri gibi, ağız ve diş sağlığı da önemsenerek gerekli kontroller yapılmalıdır'' ifadesini kullandı.

Gebelik sırasında ağız ve diş sağlığında bazı değişikliklerin olduğunu ifade eden İlgüy, en önemli değişikliğin östrojen ve progesteron hormon düzeylerindeki artış olduğunu, bu durumun da diş etlerinde ödem ve kızarıklığa yol açabildiğini vurguladı.

Diş üzerindeki plak uzaklaştırılmazsa, diş eti iltihabına (gingivitis) neden olabileceğini dile getiren İlgüy, şu bilgileri verdi:

''Diş eti iltihabında diş eti kırmızı, hacim olarak artmış ve kanamalıdır. Daha çok birinci 3 aylık dönemin sonunda görülür. Diş eti iltihabı zaten mevcutsa, gebelik sırasında şiddeti artabilir. Gebe kadınlarda aynı zamanda 'gebelik tümörü' gelişme riski de mevcuttur. Bunlar diş etinin irritasyonu sonucu oluşan bir çeşit iltihabi lezyonlardır. Genellikle doğum sonrasına kadar tedavi edilmez. Doğumdan sonra çoğu kez kaybolabilir. Fakat çok fazla büyür ve hastayı rahatsız ederse cerrahi olarak alınabilir.''

Gebelik döneminde karbonhidrat alımının arttığını, bunun yanı sıra diş fırçalama ihmal edilirse çürümenin de hızlanabildiğini ifade eden İlgüy, şunları kaydetti:

''İlk aylarda görülen kusmalardan sonra tükürük, asidik hale gelir ve diş çürükleri için uygun bir ortam oluşur. Genelde sabah bulantıları olan ve sık sık kusan gebelerde ağız içindeki asidik ortam dişlerde aşınma ve hassasiyetlere sebep olabilir. Kusmanın hemen arkasından ağızdaki ortamın asitliği maksimuma ulaştığından bu sırada dişleri fırçalamak mine yüzeyinde aşınmalara sebep olur. Yapılması uygun olan, kusmadan sonra ağzı bol suyla çalkalayıp 20-30 dakika bekledikten sonra dişleri fırçalamaktır. Diş sağlığı açısından rahat bir gebelik için diş eti iltihabı ve diş çürüğü gibi sorunlar, dişlerin etkin olarak bakımı ve temizlenmesiyle önlenebilir. Günde en az 2 kez, mümkün olan durumlarda her yemekten sonra dişler fırçalanmalıdır.''

''En uygun zaman 4 ve 6'ncı aylar arasındaki dönem''

Doç. Dr. İlgüy, ''Gebelikte diş tedavisi için en uygun zaman, 4 ve 6'ncı ayların arasındaki dönemdir. Şiddetli ağrının eşlik ettiği acil durumlarda tedavi, gebeliğin herhangi bir döneminde yapılabilir'' dedi.

Gerekli durumlarda ise hastanın kadın doğum uzmanı ile konsültasyon yapılması gerektiğini ifade eden İlgüy, ertelenebilecek işlemlerin doğumdan sonraya bırakılmasının çok daha sağlıklı olacağını vurguladı.

İyi bir klinik muayeneyle tedavi planı hazırlanmışsa, gerekli olmadıkça röntgen (radyografi) almamanın uygun olacağını anlatan İlgüy, tedavi için çok gerekliyse ağız içinden röntgen alınabileceğini, mutlaka kurşun önlük ve tiroid koruyucuların kullanılması gerektiğini belirtti.

''Gebelikte, anne adayının dişlerinden kalsiyum kaybı olur ve her gebelikte anne bir dişini kaybeder'' inanışının kesinlikle yanlış olduğunun altını çizen İlgüy, ''Gebelikteki diş çürüklerinin nedeni dişteki kalsiyum eksilmesi değildir; çünkü gebelikte dişlerde kalsiyum çözünmesi olmaz. Gebelik boyunca dişteki kalsiyum sabit kalır ve kemiklerdeki kalsiyumu gibi değişiklik göstermez'' dedi.

Hangi ilaçlar kullanılabilir

Bilinçsiz ilaç kullanımının, bebeğin diş sağlığını olumsuz yönde etkileyebileceğini anlatan İlgüy, şunları kaydetti:

''Annenin aldığı bir ilacın bebeği etkilemesi için plasentadan geçmesi gerekir. Çoğu ilaç plasentadan belirli ölçüde geçer ama her ilacın da bebeğe zarar verdiği söylenemez. Amerikan Gıda ve İlaç Komisyonu (FDA) gebelikte ilaç kullanımına ilişkin 5 kategori saptamıştır;

A kategorisi: İnsanlar üzerinde yapılan çalışmalarda bebeğe zarar vermediği saptanmıştır.

B kategorisi: Hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalarda bebeğe zarar vermediği saptanmış ama insanlar üzerinde denenmemiştir. Ya da hayvanlarda olumsuz etki saptanırken, insanlarda yapılan çalışmalarda risk bulunmamıştır.

C kategorisi: Hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalarda olumsuz etki görülmüş fakat insanlar üzerinde denenmemiştir.

D kategorisi: İnsanlar üzerinde yapılan çalışmalarda olumsuz etki görülmüştür, ancak annenin yaşamını tehdit eden bazı durumlarda kontrollü olarak kullanılabilir.

X kategorisi: İnsanlar üzerinde yapılan çalışmalarda bebeğe zarar verdiği saptanmıştır.

A ve B grubundaki ilaçlar güvenlidir. Penisilin ve türevleri, paresetamol grubu analjezikler kullanılabilir.''

Hangi dönemde ne tür tedavi

İlgüy, diş sağlığı için gebeliğin hangi döneminde ne tür tedavilerin uygulanabileceğine ilişkin de şu bilgileri verdi:

''Birinci 3 aylık dönem: Ağız hijyenini düzeltmeye yönelik işlemler yapılması uygundur; diş yüzeyi temizliği, ağız hijyeni eğitimi gibi.

İkinci 3 aylık dönem: En güvenli dönemdir. Basit işlemler yapılabilir. Uzun süreli diş tedavilerinden kaçınılır. Önemli olan, stres ve olası bir enfeksiyondan hastayı korumaktır. Diş çekimi için en uygun ve güvenli dönemdir.

Üçüncü 3 aylık dönem: Şikayete yönelik basit tedaviler yapılabilir. Acil olmayan tedaviler doğum sonrasına bırakılabilir.''

  • diş sağlığı
  • gebelikte diş sağlığı
  • ağız sağlığı
  • diş tedavisi