Yaşamın ilk 6 ayı boyunca, başka hiçbir ek gıda gerekmeksizin, anne sütü bebeğin tüm ihtiyaçlarını karşılamak için yeterli oluyor. Bu dönemde bebeğe ek olarak verilmesi gereken tek destek ise D vitamini…Anne sütünde inek sütünde bulunmayan ve laboratuarda üretilmesi mümkün olmayan 100’den fazla bileşen bulunuyor. Buna ek olarak formül mamalardan (kutu veya şişe mamalar) farklı olarak, anne sütünün içeriği, bebeğin sürekli değişen ihtiyaçlarını karşılamak için sürekli değişiyor ve yenileniyor. Örneğin; anne sütünün sabah saatlerindeki bileşimi akşamüzeri bileşiminden, bebeğin birinci ayındaki bileşimi yedinci ayınkinden, farklı oluyor. Ayrıca prematüre bir bebek için olan anne sütü bileşimi, zamanında doğan bir bebek için olandan farklılıklar gösteriyor. Anne sütü bebeğin hassas ve halen gelişmekte olan sindirim sistemi için de eşsiz. Anne sütündeki protein - çoğunlukla laktalbumin- ve yağ, inek sütündeki protein -çoğunlukla kazein- ve yağa göre daha rahat sindirilebiliyor. Genel olarak anne sütü ile beslenen bebeklerde ishal veya kabızlık gibi problemler hemen hiç görülmüyor. Sadece anne sütü verilirken oluşan özel barsak florası bebekleri enfeksiyonlardan ve ishallerden koruyor. Anne sütünün tuz ve protein içeriği inek sütüne göre daha az olduğu için, yenidoğanın gelişmekte olan böbreklerinin süzme kapasitesine daha uygun oluyor.Anne sütü alan bebeklerde ilk 6 aylık dönemde de, sonraki ek besin döneminde de gıda alerjilerine mama ile beslenen bebeklere oranla daha az rastlanıyor.Anne sütündeki kalsiyum ve demir, inek sütü bazlı mamalara göre daha iyi emilerek bebeğin kan dolaşımına katılıyor. Anne sütü alan bebeklerde demir eksikliği anemisi daha az görülüyor. Anne sütü ile beslenen bebeklerde daha az pişik görülüyor.Anne sütü bebeği çeşitli hastalıklardan koruyan bağışıklık maddelerini –antikorlar- bebeğe vererek bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Anne sütü ile beslenen bebeklerde kulak iltihabı, soğuk algınlığı gibi hastalıklar daha az görüldüğü gibi, hastaneye yatmayı gerektirecek mikrobik hastalıklar da bu bebeklerde daha az görülüyor.Anne sütü bebeği ilerideki yaşamında obeziteden koruyor.Anne sütü verilmesi sırasında anne ile bebek arasında çok özel bir bağ kuruluyor. Bu bebeğin psikolojik gelişimine olumlu katkıda bulunurken, anne-bebek ilişkisini de kuvvetlendiriyor.Her zaman kullanıma hazır, temiz ve ideal sıcaklıkta oluyor. Bebeğin ihtiyacı olan her yerde ve her zaman verilebiliyor. Anne sütü formül mamalar ile karşılaştırıldığında aynı zamanda çok daha ekonomik.Emziren annelerde meme ve rahim kanserlerine emzirmeyenlere oranla daha az rastlanıyor.İlk 6 ay sadece anne sütü ile beslenilmesi, 6. aydan sonra ek gıdalara başlanılması öneriliyor. Ek gıdalara alışma sürecinde temel besin yine anne sütü olsa da 1 yaşa kadar günlük beslenmenin yüzde 30 una kadar azalıyor. Dünya Sağlık Örgütü, ek gıdalarla birlikte olmak koşuluyla anne sütünün 2 yaşa kadar devam edilmesini öneriyor.

Prof. Dr. Mehmet VURAL

1 yasinda oglum var 10 gün önce kusma ve isali vardi anne sütünün disinda yemek yada su içmiyordu 1 hafta önce emeklerken halinin ustune kafasi düsüp ... devamı