Spazmodik Ses Kısıklığı

Spazmodik ses kısıklığında ses tellerinin içerisindeki kaslarda spazm adı verilen ani istem dışı hareketler oluşur. Spazm ses tellerinin titreşmesini ve ses üretimini engeller.

Nedir

Nedir?

Spazmodik ses kısıklığı boğazdaki veya gırtlaktaki ses kaslarını etkileyen nörolojik bir rahatsızlıktır. Konuştuğumuz zaman akciğerlerimizdeki hava yeterli basınçla vokal kortlar veya ses telleri adı verilen iki esnek yapı arasına itilir, bu da ses tellerinin titreşmesini ve ses üretmesini sağlar. Spazmodik ses kısıklığında ses tellerinin içerisindeki kaslarda spazm adı verilen ani istem dışı hareketler oluşur. Spazm ses tellerinin titreşmesini ve ses üretimini engeller.

Spazmodik ses kısıklığı sesin bozulmasına neden olur ve sese gergin, kasılmış bir özellik kazandırır. Spazmodik ses kısıklığı rahatsızlığı bulunan kişilerin seslerinde ara sıra her birkaç cümle de bir görülen bozulmalar olabilir. Buna rağmen genellikle rahatsızlık daha ciddidir ve spazmlar her iki kelimeden birisinde ortaya çıkabilir, bu da kişinin konuşmasının diğerleri tarafından anlaşılmasını oldukça zorlaştırır. İlk başta belirtiler hafiftir ve sadece ara sıra görülür; fakat belirtiler zaman içerisinde kötüleşir ve daha sıklaşır. Spazmodik ses kısıklığı kişinin yaşamı boyunca devam eden kronik bir sağlık sorunudur.

Spazmodik ses kısıklığı herkesi etkileyebilir. Rahatsızlık nadir olarak görülür ve yaklaşık olarak her 100.000 kişiden dört kişide görülür. Spazmodik ses kısıklığının ilk belirtileri genellikle 30-50 yaş arasındaki kişilerde daha sık görülür. Rahatsızlık erkeklere oranla kadınları daha fazla etkiler.

Türler

Türler

  • Yakınlaştırıcı spazmodik ses kısıklığı: En yaygın spazmodik ses kısıklığı türüdür. Bu tür ses spazmodik ses kısıklığı ses tellerinin birbirlerine çarpmasına ve katılaşmasına neden olan spazmlarla tanımlanır. Bu spazmlar ses tellerinin titreşmesini ve ses üretimini zorlaştırır. Kelimeler kas spazmları nedeniyle genellikle kesilir ve tekrar başlamak zordur. Bu nedenle konuşma tutarsız olabilir. Yakınlaştırıcı spazmodik ses kısıklığı bulunan bir kişinin sesi genellikle kasılmış veya boğuk ve çaba dolu olarak tanımlanır. Spazmlar genellikle kişi gülerken, ağlarken veya bağırırken ortaya çıkmaz ve kişinin sesi normaldir. Stres genellikle kas spazmlarının daha ciddi olmasına neden olur.   
  • Uzaklaştırıcı spazmodik ses kısıklığı: Bu tür spazmodik ses kısıklığı türü ses tellerinin açılmasına neden olan spazmlarla tanımlanır. Ses telleri birbirlerinden çok uzaktayken titreşemez. Ayrıca ses tellerinin açık konumu nedeniyle konuşma esnasında hava akciğerlerden kaçar. Sonuç olarak ses genellikle güçsüz ve hırıltılı çıkar. Yakınlaştırıcı spazmodik ses kısıklığında olduğu gibi spazmlar genellikle kişi gülerken, ağlarken veya bağırırken ortaya çıkmaz.
  • Karışık spazmodik ses kısıklığı: Yukarıdaki iki türün birleşimidir ve oldukça nadir görülür. Ses tellerini hem açan hem de kapatan kaslar düzgün işlemez. Bu tür hem yaklaştırıcı hem de uzaklaştırıcı spazmodik ses kısıklığının özelliklerine sahiptir.

Sebepler

Sebepler

Spazmodik ses kısıklığının nedeni bilinmiyor. Ses bazen normal veya normale yakın çıkabileceği için, spazmodik ses kırıklığının bir zamanlar ruhsal kökenli olduğuna ve fiziksel nedenlerden çok kişinin zihninde ortaya çıktığına inanılırdı. Bazı nadir durumlarda ruhsal kökenli ses kısıklığı ortaya çıkabilir: bununla birlikte çoğu örnekte kas spazmlarının nedeni merkezi sinir sistemindeki (beyin) anormalliklerdir.

İstem dışı kas kasılmalarını içeren rahatsızlığı distoni adı verilir; bu nedenle spazmodik ses kısıklığının diğer adı larinjeal distonidir. Spazmotik ses kısıklığı vücuttaki bir bölümdeki kasları etkileyen nörolojik bir rahatsızlık olan fokal distoni türüdür. Yazar krampı (parmak krampı) da diğer bir fokal distoni türüdür. Diğer ses distoniler vücuttaki birçok bölgeyi ve vücudun tamamını etkileyebilir.

Spazmodik ses kısıklığı, göz; yüz, vücut, kol ve bacak; çene, dudak ve dil veya boyun gibi kaslarda istem dışı ve tekrarlanan hareketlere neden olan diğer distoni türleriyle birlikte ortaya çıkabilir.

Spazmodik ses kısıklığının bazal gangliya adı verilen beyin bölgesindeki anormal işleyişe bağlı olarak ortaya çıktığı düşünülmektedir. Bazal gangliya beynin derinliklerindeki sinir hücresi demetinden oluşur. Bu sinir hücreleri vücuttaki kasların hareketlerini koordine eder. Yakın zamanda yapılan araştırmalar beyin sapı (omuriliğe bağlanan sapa benzeyen beyin bölümü) gibi beynin diğer bölgelerinde de anormallikler saptamıştır.  

Spazmodik ses kısıklığının belirtileri genellikle zaman içerisinde gelişir ve bu belirtilerin belirli bir açıklaması yoktur. Spazmodik ses kısıklığı problemi bulunan bazı kişilerde aynı zamanda ses titremesi (boğazda ve ses tellerinde sesin titremesine neden olan titreme) de vardır. Spazmodik ses kısıklığına ilişkin risk faktörleri tanımlanmamış olsa da ses belirtileri üst solunum yolu enfeksiyonu, gırtlak yaralanması, aşırı ses kullanımı veya stresi takiben başlayabilir.

Bazı durumlarda spazmodik ses kısıklığı kalıtsal olabilir. Son zamanlarda 14 gen farklı distoni türleriyle ilişkilendirilmiş olsa da THAP1 olmak üzere sadece bir gendeki mutasyonlar çocukluk döneminde başlayan ve spazmodik ses kısıklığıyla birlikte ortaya çıkan bütün vücut distonisi türleriyle ilişkilendirilmiştir. Bununla birlikte bu genetik kusur daha yaygın spazmodik ses kısıklığı türleriyle eşleşme göstermez.

Testler

Testler

Spazmodik ses kısıklığını teşhisi bazen zor olabilir; çünkü spazmodik ses kısıklığı bulunan kişilerde genellikle diğer ses rahatsızlıklarının belirtilerine benzer belirtiler gözlemlenir. Spazmodik ses kısıklığının teşhisi genellikle bir otolaringologu (kulak, burun, boğaz, baş ve boyun hastalıklarında uzmanlaşan bir doktor), konuşma-dili patologunu (konuşma, dil ve ses rahatsızlıklarını inceleme ve tedavi etme konusunda eğitim görmüş bir sağlık uzmanı) ve bir nöroloğu (sinir sistemi hastalıkları üzerine uzmanlaşmış doktor)  içeren bir takımın gerçekleştirdiği dikkatli incelemeyi takiben yapılır.

Otolaringolog diğer muhtemel ses rahatsızlıkları belirtilerine karşı ses tellerini inceler. Ufak ışıklandırılmış bir boru burundan boğazın arkasına doğru yerleştirilir (fiberoptik nasolaringoskopi) ve bu sayede otolaringolog ses tellerinin yapısını ve konuşma ve diğer aktiviteler esnasında hareketlerini inceleyebilir. Konuşma-dil patologu ses belirtilerini değerlendirir ve bu belirtilerin spazmodik ses kısıklığına veya diğer ses bozuklukları ve ses kalitesine mi ait olduğunu belirler. Nörolog hastadaki diğer kas hareketi rahatsızlıkları belirtilerini değerlendirir. 

Tedavi

Tedavi

Şu anda spazmodik ses kısıklığı için bir tedavi yöntemi bulunmamaktadır; bununla birlikte tedavi sadece belirtilerin azaltılmasına yardımcı olur. Spazmodik ses kısıklığında en yaygın tedavi yöntemi az miktarda botulinum toksin içeren enfeksiyonların doğrudan etkilenen gırtlak kasına uygulanmasıdır. Botulinum toksin, düzgün konservelenmemiş gıda ve balda bulunan Klostridium botulinum tarafından üretilir. Botulinum toksin enjeksiyonları genellikle sesi üç ila dört haftalık bir süre için iyileştirir. Ardından belirtiler yavaş yavaş geri döner. İyi bir konuşma sesi için enjeksiyonların tekrarlanması gerekir. Geçici güçsüzlük, hırıltılı ses ve ara sıra görülen yutkunma sorunları gibi ilk yan etkiler genellikle birkaç gün birkaç hafta içerisinde ortadan kaybolur. Botulinum toksin çoğu yakınlaştırıcı spazmodik ses kısıklığı vakasındaki belirtileri hafifletir ve çoğu uzaklaştırıcı ses kısıklığı vakasına da yardımcı olur.

Davranış terapisi (ses terapisi) ciddi olmayan vakalarda belirtilerin azaltılmasına yardımcı olabilecek olan diğer bir tedavi türüdür. Diğer kişiler bu ses sorununu kabul etmeye ve bununla yaşamasını öğrenmeye yardımcı olan psikolojik danışmadan yararlanabilir.

Bazı durumlarda ses artıran ve alternatif aletler spazmodik ses kısıklığı sorunu olan kişilerin daha kolay iletişim kurmasına yardımcı olur. Örneğin bazı aletler kişinin sesinin sesini bizzat veya telefonda arttırmaya yardımcı olabilir. Özel yazılımlar sentetik konuşmanın metne çevrilmesi amacıyla bilgisayarlara ve elektronik ajanda veya cep telefonu gibi elde tutulan aletlere eklenebilir. Daha fazla geleneksel yöntem başarısız olduğunda gırtlak ameliyatı uygulanabilir. Bu işlemin uzun süreli faydaları ve etkileri bilinmemektedir.