İstanbul Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odasının (İSMMMO) ''Organ Nakli ve Türkiye Gerçeği'' raporuna göre, yeterli organ nakli yapılamaması nedeniyle tedavi, ilaç masrafları, makine ithalatları, çalışma hayatında olamama gibi etkenlerle oluşan yıllık milli kayıp yaklaşık 3 milyar doları buldu.

İSMMMO'dan rapora ilişkin yapılan açıklamaya göre, ''Bir insanın organlarının bir kısmı veya tamamı kişi yaşarken ya da henüz sağlıklıyken beyin ölümünün ardından başka insanlarda yararlanılması üzerine bağışlanması'' olan organ nakli, Türkiye'nin en önemli sağlık sorunlarından biri olmayı sürdürüyor.

Türkiye'de halen 20 bini aşkın kişi böbrek, karaciğer, kalp, pankreas ve akciğer için nakil bekliyor. 70 bin kronik böbrek hastasından 40 bini ise hayatını diyaliz makinesine bağlı sürdürüyor. Genetik özelliklerin yanı sıra sağlıklı beslenmeme ve aşırı tuz tüketimi nedeniyle 2016 yılında kronik böbrek yetmezliği hastalarının sayısının 115 bini bulması bekleniyor.

Yeterli organ nakli yapılamaması nedeniyle tedavi masrafları, makine ithalatları, sarf malzemeleri, beslenme ve ilaç maliyeti, çalışma hayatında olamama yoluyla oluşan yıllık milli kayıp ise yaklaşık 3 milyar doları buldu.

Türkiye'de organ nakli bekleyen hastalar arasında ilk sırada kronik böbrek yetmezliği çekenler geliyor.

Türkiye'de halen böbrek bekleyen 17 bin 997, karaciğer bekleyen 1706, kalp bekleyen 253, pankreas bekleyen 205 ve akciğer bekleyen 5 hasta bulunuyor.

Bağış sadece 320

Sağlık Bakanlığı Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğünün verilerine göre Türkiye'de toplam 20 bin 169 kişi organ nakli için beklerken, 2011 yılında organ bağışı sayısı ise sadece 320 olarak gerçekleşti.

Op. Dr. Erkan YILDIRIM

slm hocam ben manisa akhisardan yaziyom hocam doguşdan her iki akcigerim çalişmiyor .doktorlar akciger nakline yazilman gerikiyor diyorlar.adim ahmet ... devamı

2010 yılında ise 450'si kadavradan olmak üzere yapılan toplam organ nakli sayısı da yalnızca 3 bin 133 oldu.

Verilere göre organ nakli bekleyen 20 bin 169 kişinin 4 bin 859'u İstanbul'da yaşıyor. Uzmanlar her yıl bu rakama en az 4 bin kişinin eklendiğini özellikle vurguluyor.

Rapora göre, organ nakli yoluyla hastaların hayatına devam edebildiği vurgulanırken, organ bulunmasının önemine vurgu yapılıyor.

Türkiye'de eğitimsizlik ve bazen de insanların dini nedenler ileri sürerek yeterli organ bağışı yapmadığı belirtilen raporda, devletin bu konudaki çalışmalarına, kamu çalışanları, doktorlar, öğretmenler ve din adamları gibi çeşitli kesimlerin bilinçlendirme çalışmalarına katılmalarına rağmen organ bağışında istenen sonuca ulaşılamadığına vurgu yapılıyor.

İSMMMO Başkanı Yahya Arıkan, rapora ilişkin yaptığı değerlendirmede, organ nakli bekleyen kişilerin ölüm ile hayat arasında bıçak sırtı bir dengede bulunmalarının büyük üzüntü kaynağı olduğunu belirterek, Türkiye'nin yıllık sağlık bütçesinin de bundan ciddi yara aldığını hatırlattı.

Sosyal sorumluluk gereği İSMMMO'nun ''Geliyorum'' diyen tehlikeye set çekmek, koruyucu sağlık hizmetlerini yaygınlaştırmak amacıyla sağlıklı beslenme kampanyası yürüten Türkiye Böbrek Vakfı gibi kuruluşlara destek verdiğini belirten Arıkan ''Tüm sivil toplum kuruluşlarının görevi topluma katkı sağlamaktır. Biz önce kendi etrafımızdan başlayarak toplumun tüm kesimlerini sağlıklı bir hayat konusunda bilinçlendirmeyi hedefliyoruz. Acil önlem alınmalı ve devletin bu konudaki çalışmaları desteklenmeli'' dedi.