Lupusta Kas ve Eklem Ağrısı Hakkında Bilmeniz Gerekenler

Çalışmalar lupus hastalarının 90 ının bazen eklem ve/veya kas ağrısı çektiğini ortaya koyuyor. Eklemlerde ve kaslardaki ağrılar sıklıkla hastaların viral ya da grip benzeri bir hastalığa yakalandıklarını düşünmesine, bazılarının da artrite benzer belirtiler göstermesine neden olabilir.

Lupusta Kas ve Eklem Ağrısı Hakkında Bilmeniz Gerekenler

Lupusta Kas ve Eklem Ağrısı Hakkında Bilmeniz Gerekenler

Çalışmalar lupus hastalarının %90’ının bazen eklem ve/veya kas ağrısı çektiğini ortaya koyuyor. Eklemlerde ve kaslardaki ağrılar sıklıkla hastaların viral ya da grip benzeri bir hastalığa yakalandıklarını düşünmesine, bazılarının da artrite benzer belirtiler göstermesine neden olabilir. Yoğun kas iltihabı olan başka bir hasta kategorisi daha vardır, bu hastalarda aşamalı gelişen zayıflama ve güçsüzlük de görülebilir.

Kas ve eklem ağrılarının lupus belirtisi olduğunu söylemeliyiz fakat sistemik lupus eritematozus (SLE) bunların sorumlusu değildir. Bunlar daha sıklıkla başka hastalıklardan kaynaklanır.

Genellikle lupus kaynaklı eklem ağrıları birkaç gün ya da hafta sürebilir ve sonraki bir dönemde geri gelmek üzere kaybolur. Gövdeye en uzak eklemlerin daha sıklıkla etkilendiği biliniyor. Lupusun genel özelliği sabahları görülen sertlik ve ağrıdır, günün ilerleyen saatlerinde bu giderek iyileşir ve gün içinde yorgun olduğunuz bir anda geri gelebilir. Ayrıca ağrı genellikle simetriktir, vücudun her iki tarafında aynı eklemler etkilenir. Bilmek gerekir ki, lupus hastalığı teşhisi konulsa bile vücudunuzda hastalıkla ilgisi olmayan ağrılar ortaya çıkabilir. Örneğin, sırt ağrıları ya da boyun ağrıları gibi tek ve kronik ağrıları lupus tetiklemez.

Unutulmaması gereken bir gerçek de lupus artritinin eklemelerde deformasyon ya da hasara neden olmadığıdır. Ağrının sistemik lupus eritematozus kaynaklı olup olmadığını belirlemek için en iyi yol, eklem ağrısının şekline ve oluştuğu bölgeye bakmaktır. Mümkün olan diğer olasılıkları ortadan kaldırmak için ağrıyan eklemlerin röntgeni çekilebilir ve şişen eklem içindeki eklem sıvısı incelenebilir. Bilindiği gibi eğer artrit lupusun tek belirtisiyse teşhisi aşırı derecede zor olabilir. Şunu da söylemek gerekir ki, anti nükleer antikor testi ve romatoid faktör testi de faydalı olabilir.

Lupus artritini tedavi etmek için genellikle ibuprofen, naproksen ya da aspirin gibi steroid olmayan, iltihap önleyici ilaçlar kullanılır. Bu ilaçlar etkilidir fakat eğer bu tedavi etkili değilse hidroksiklorokin gibi antimalaryal ilaçlar eklenebilir. Nadir vakalarda, eğer eklem şişik kaldıysa ve tedavilere rağmen ağrı geçmediyse kortikosteroidlerle tedavi başlar. İnsanların lupus artriti yangıları sırasında eklemlerini dinlendirebilmeleri için eklem koruma yöntemlerini öğrenmeleri önemlidir. Sitotoksik ilaçların sadece lupus artriti tedavisinde kullanılmaması gerektiği de bilinmesi gereken başka bir gerçektir.

Sistemik lupus eritematozus (SLE) kaslara ciddi hasarlar verebilir ve sonuç olarak kas zayıflıkları ve güç kaybı ortaya çıkabilir. İltihaplı kaslar ağrılı ve dokunmaya karşı hassas olabilir fakat lupus miyozitinin (lupusu kaynaklı kas iltihabı) gösterdiği en yaygın belirti kas zayıflığıdır. Genellikle boyun, leğen kemiği bölgesi ve uyluklar, omuz bölgesi ve üst kol kasları gibi gövdedeki kaslar etkilenir.

Kasların ne kadar etkilendiğini belirleyebilecek bazı testler vardır. Bu testler kandaki bazı kimyasal enzimlerin seviyesini ölçer. Normalde bu enzimler yoğunlukla kas lifleri içinde bulunur. Kas lifleri iltihaplanmayla hasar görürse bu enzimler kan dolaşımına karışır. Ayrıca lupus miyozitinde kas hasarının karakterini belirlemek için elektromiyogram ve iltihaplanmanın varlığından emin olmak ve ciddiyetini belirlemek için biyopsi de yapılabilir.

Bir tedavi olarak, iltihabı kontrol altında tutmak için kortikosteroidler başlangıçta yüksek dozda kullanılabilir, iltihap azaldıktan sonra aşama aşama azaltılır. Hastaların çoğu bu tedaviye iyi yanıt veriyor, fakat nadir vakalar var ki gerekli olduğunda sitotoksik ya da immünosüpresif (bağışıklık sistemini baskılayan) ilaçlar eklemek gerekebilir. İltihap geçtikten sonra normal kas gücünü ve işlevini geri kazanmak için iyi planlanmış bir egzersiz programına başlanmalıdır.

Hastaya sitotoksik maddelerle ya da onlarsız verilen yüksek dozda kortikosteroid kemiklerde hasara ya da kaslarda güçsüzlüğe neden olabilir. Nadir vakalarda görülen bu yan etkiler sadece ilaçların etkisiyle ve genellikle bazı etmenlerin birleşmesiyle açığa çıkar.

Uzun süre steroid alan sistemik lupus eritematozus (SLE) hastalarının kemiklerinde iskemik nekroz gelişebileceği de ortaya çıkarıldı. İskemik nekrozda kemiklerin bazı bölgelerinde değişen kan akışı o bölgenin ölümüne neden olur, kemik bu bölgeyi onarırken zayıflar ve yüzeyinin bir kısmı yıkıma uğrar. Bundan en fazla kalça, omuzlar ve dizler etkilenir. İskemik nekrozun ilk belirtisi eklem hareket ettirildiğinde ya da ağırlık yüklendiğinde hissedilen ağrıdır, bu durum ilerleme gösterirken ağrı gece dinlenme sırasında bile hissedilebilir. Eğer hasta uzun süre kortikosteroid kullanırsa osteoporoz (kemik erimesi) da meydana gelebilir. Osteoporoz gelişimi kemiklerin kütlesinin azalması anlamına gelir, bu nedenle kemik kırılması ve omurlarda basınç oluşması riski artar. Bilindiği gibi kadınlarda osteoporoz riski daha yüksektir ve düzenli egzersizlerin yanında kalsiyum ve D vitamini desteği osteoporozu engellemeye yardımcı olur.

Unutmamak gerekir ki lupus miyoziti olan hastaların, kas zayıflamasını engellemek için düzenli ve iyi planlanmış bir egzersiz programı uygulamaları gerekir.

 

Yorumlar