1) HIV/AIDS nedir? Türkiye ve dünyadaki oranları nedir?

AIDS, HIV virüsünün bağışıklık sistemini zayıflatması sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır. İlk olarak 1981 yılında ABD'de tespit edilmiştir. AIDS, İngilizce Acquired Immunodeficiency Syndrome'un( Edinilmiş Bağışıklık Yetersizliği Sendromu) kısaltmasıdır.

Türkiye'deki HIV/AIDS rakamları 5000‘lere dayanmaktadır. Yeterli test merkezlerinin olmaması, insanların test yaptırmaktan çekinmesi bu sayının geçerliliğine gölge düşürmektedir. Ortalama sayı resmi rakamların birkaç katı boyutundadır.

Dünyada ise sayı 40 milyona yaklaşmaktadır. 1995 yılından beri HIV/AIDS tedavisinde kullanılan ilaçlar sayesinde hem HIV’in bulaşma oranı hem de ilaca erişebilen ülkelerdeki ölüm oranı düşüş göstermektedir

2) Belirtileri nelerdir?

1. Fiziksel ve zihinsel aktiviteleri etkileyen, sebebi açıklanamayan aşırı bir yorgunluk

2. Zayıflama ya da diyet gibi herhangi bir aktivite söz konusu olmadan iki aydan kısa bir sürede 7-10 kilo kaybı

3. Birkaç haftanın sonunda ateşin açıklanamayacak bir şekilde 39 derecenin üstüne çıkması

4. Uyku sırasında kişinin üstünü sırılsıklam edecek derecede terleme

5. Sebebi bilinmeyen bir şekilde vücuttaki salgı bezlerinin kabarması (Özellikle boğazda, boyunda ve koltuk altında bulunan lenf bezlerinin kabararak en geniş halini alması)

6. Dilin üzerinde ve ağız içinde beyaz noktalar ya da lekelerin oluşması

7. Israrla devam eden ishal

8. Herhangi bir solunum enfeksiyonuyla meydana gelen ve çok uzun süren kuru öksürük

9. Özellikle öksürükle birlikte oluşan nefes darlığı

10. Deri üstünde ya da altında oluşan kat kat, ya da yükselen bir şekilde leke ve şişliklerin meydana gelmesi. Başlangıçta çürükmüş gibi algılanabilir fakat bunlar zamanla kaybolmazlar ve genellikle etraflarındaki derilerden çok daha serttirler.

Bu belirtilerden en az birkaç tanesi yaşanıyorsa bir test merkezine ya da hastaneye gidip test yaptırılması gerekmektedir.

3) Nasıl teşhis edilir?

Belirtiler yolu ile teşhis edilmesi olasıdır. Bunun yanı sıra ülkemizdeki birçok sağlık kurumunda HIV testi yapılmaktadır. Şüpheli ilişkiden sonra 90. Günde test yaptırılması önerilmektedir. Bu rakam son yıllarda 21 gün gibi kısa bir süreye de düşmüştür. Bu yapılacak test sonucunda kişinin pozitif çıkması tamamen HIV ile enfekte olmuş olacağı anlamına gelmez. Yapılan testten sonra hastadan tekrar kan alınır son ve en önemli test olan doğrulama testi yapılır ( Eesternblood). Bu test sonucunda kişinin HIV ile enfekte olup olmadığı kesin bir şekilde anlaşılmış olur.

4) Tedavisi nasıldır? Tedavideki yeni gelişmeler ve tedavi edilen hasta oranları nedir?

HIV/AIDS'in tedavisinde olumlu gelişmeler vardır. Günümüze kadar bulunan ilaçlardan farklı etki mekanizmalarında olanların ikisinin ya da üçünün birlikte kullanımıyla HIV pozitif kişilerin kaliteli ve uzun bir yaşam sürebilmeleri sağlanmaktadır. Tedavi doktor kontrolünde ve kesintisiz olarak yaşam boyu sürdürülmelidir. Yaklaşık olarak dünya da 12 milyon kişinin tedavi gördüğü bilinmektedir. Bu sayı her geçen gün artmaktadır.

5) Uygulanan tedavinin yan etkileri var mıdır?

Herkes yan etkiler konusunda endişelidir. Bütün ilaçların yan etkileri olabilir ve her şeyin kolay ve halledilmiş olduğunu iddia etmek yanlış olur.

Ne var ki,

Birçok yan etki genellikle hafiftir. Bunlar genellikle, kullanımı kolay diğer ilaçlar sayesinde veya başka ilaçlara geçmekle azaltılabilir. Ciddi yan etki görülmesi tehlikesi ufak bir olasılıktır ve bunların dikkatli rutin gözlemlerle yakalanması mümkündür. Birkaç hafta içinde çoğu kişi HIV tedavisinin düşündüklerinden daha kolay olduğunu görmektedir. Tedavi genellikle günlük hayatın sıradan ve idare edilebilir parçalarından biri haline gelir.

En yaygın yan etkiler arasında mide bulantısı, ishal ve yorgunluk gelmektedir. Bunlar genellikle bir-iki hafta içinde geçer. Nadiren mide bulantısı ve yorgunluk ciddi düzeyde olabilir. Bu yüzden, her sorununuzu doktorunuzla paylaşmanız gerekir. En sık kullanılan ilaçlardan biri uyku düzenini etkileyebilir ve ruh halinizi değiştirebilir. Tedaviye başlamadan önce bu konuda bilgilenmelisiniz. Bu yan etkiler genellikle bir kaç haftadan sonra hafifler. Yan etkiler devam ederse başka bir ilaç kullanabilirsiniz.

6) Evde tedavide dikkat edilmesi gerekenler? (Beslenme, egzersiz, moral destek vs.)

HIV kolay bulaşabilen bir virüs değildir. Sosyal ilişkilerle (aynı tabak, çatal, havlu, tuvalet vb.) bulaşmaz. Bu sebepten ötürü bulaşma konusunda çok dikkat edilecek bir husus mevcut değildir. HIV pozitif kişiler bağışıklık sistemini güçlü tutmalıdırlar. İlaçlarla bunlar sağlanabiliyor ama dengeli ve doğal beslenmek-antioksidan ağırlıklı beslenmek-düzenli spor yapmak-düzenli uyumak HIV pozitif bireyler için olmazsa olmazlardandır.

7) Sonrasında rutin yapılması gereken aşılar ve testler nelerdir?

HIV ile yaşayan kişiler düzenli olarak 3-6 ayda bir kontrole mutlaka gitmelidir. Yapılması gereken testlerin başında cd4 (vücudun savunma hücrelerinin sayısı) -HIV RNA (vücutta ki virüs sayısı)-Biyokimya (şeker-kolesterol vb) gelmektedir. Bunlar dışında kişi yılda bir defa grip aşısı-5 yılda bir zatürree aşısı- ve yoksa Hepatit A-B aşılarını yaptırmalıdır.

8) HIV/AIDS hakkında yanlış bilinenler nelerdir? (Cinsel yaşamları, evlilik, çocuk sahibi olma vs)

HIV/AIDS hastalığının ölümcül olduğu durumlar tamamen geride kalmıştır. Gelişmiş ülkeler artık HIV’i kronik hastalıklar listesine almaktadır. Bunun dışında kondom kullanıldığı müddetçe cinsel yaşam da bir sıkıntı olmamaktadır. Günümüzde ülkemizde de dâhil olmak üzere negatif-pozitif evliliklerimiz gerçekleşmektedir. Pozitif kişiler gelişmiş tıbbi yöntemler sayesinde çocuk sahibi olmaktadırlar. Ülkemizde çocuk sahibi olan Pozitif ebeveyn sayısı 30’a yaklaşmaktadır.

9) Derneğinizin faaliyetleri nelerdir?

Derneğimizin başlıca faaliyeti HIV tanısı almış bir kişinin yaşadığı psikolojik travmayı atlatmasına yardımcı olmaktır. Bunun için hastaneye beraber gitme ve 7/24 telefonda danışmanlık da dâhil gereken her hizmet sağlanmaktadır. İlerleyen aşamalarda derneğimizden yardım almak isteyen kişilere psikolog-diyetisyen-avukat hizmetlerini de ücretsiz bir şekilde sağlamaktayız.

10) Toplum olarak ne yapmamız gerekiyor? HIV Pozitiflerin ve bu alanda hizmet veren derneklerin beklentileri/ihtiyaçları nelerdir?

El ele vererek öncelikle HIV ile yaşayan kişilere yönelik olan önyargıyı ortadan kaldırmamız gerekiyor. Bunun içinde hurafelere aldanılmadan doğru ve bilimsel bilgi alınmalı sadece bir dakikalığına empati kurulmalı ve POZİTİF HİSSEDİLMELİ. Sosyal güvencesi olan ya da olmayan her HIV tanısı almış kişi istediği hastanede tedavi görebilmelidir.

11) Son olarak HIV/AIDS üzerine medyanın yaklaşımını nasıl buluyorsunuz? Sizce ne yapılması gerekir?

Son yıllarda medyada HIV konusunda düzelme olsa da bu çok yavaş ilerlemektedir. En sıkıntı duyduğumuz başlık-haberlerden biri ÇAĞIMIZIN VEBASI etiketidir. Bunun dışında ÖLÜMCÜL HIV VİRÜSÜ tabiri kullanılmaktadır. Bunlar artık tamamen geride kalmışlardır ve tekrar etmenin kimseye bir yararı yoktur. Ayrıca özellikle seks işçisi olup da HIV tanısı alan bireylerimizin gazetelerde boy boy resimlerinin çıkması çok büyük bir haksızlık ve hukuksal bir sorundur.

Pozitifler Derneği

Koordinatörü

Kuzey Zeytun

www.pozitifler.com

Prof. Dr. İ. Ethem GEÇİM

öncelikle kolay gelsin hocam kolektomi subtotal ileoproktosmi bu ameliyat basitmi yoksa zormu hayati tehlikesi varmı bu ameliyatın ölümcül sonuçları o... devamı