S1 L5 Sakralizasyon Nedir? - Tedavisi

Sağrı kemiğiyle kuyruksokumu kemiği, omurganın alt ucunu oluşturur. Sağrı kemiği, beş sağrı omurunun kaynaşmasıyla meydana gelir.

Sağrı kemiğiyle kuyruksokumu kemiği, omurganın alt ucunu oluşturur. Sağrı kemiği, beş sağrı omurunun kaynaşmasıyla meydana gelir. Sağrı kemiği, eklemlerle kalça kemikleriyle birleşerek, leğen kemiğinin bir kısmım oluşturur. Sağrı kemiği, üst tarafta beşinci bel omuruyla ve alt tarafta da kuyruksokumu kemiğiyle birleşir.

Sağrı kemiğini yukarıdan aşağıya doğru geçen bir sağrı kanalı vardır; bu kanal, omurga kanalının devamıdır. 0murilikte bel ve sağrı sinir köklerinin oluşturduğu demet (cauda equina), sağrı kanalından geçerek kemikteki (sağrı deliği) leğen ve sırt geçitlerinden çıkan sağrı bölgesi omurga sinirlerine yol açar.

Bel ağrısına sebep olan önemli ve sık rastlananlardan birkaçını şöyle sıralayabiliriz:

Kemiklere Ait Sebepler

1- Kemik yapısındaki doğuştan anomaliler:

*Bel açıklığı (Spina bifida)

*Bel omurunun sağrı kemiği ile kaynaşması (Sakralizasyon)

*Bel omurlarında bir kemik fazla olması (Lumbalizasyon)

*Sağrı kemiğinin açıklığı (Hiatus sakralis)

*Omurların sağa veya sola eğrilikleri (Skolyoz)

*Yarım omur (Hemivertebra)

*Yapışık omur (Synosteoz)

*Omiriliğin geçtiği kanalın dar olması (Spinal stenoz)

Doğuştan getirdiğimiz kemik bozuklukları ileri dönemlerde ağrı ile kendini gösterir. Her insanın 12-14 yaşları arasında çekilecek röntgen filmleri ile kemik yapısında doğuştan gelen bozukluklar anlaşılır. Kemikteki yapı bozuklukları, çevresindeki yumuşak dokuların anatomisini bozarak, başka hastalıkların ortaya çıkmasına sebep olur.

Sonradan Kazanılan Kemik Hastalıkları

*Bel omuru kırıkları

*Omurun arka küçük eklemlerinin kireçlenmesi (Fazet Sendromu)

*Omurlararası yastık dokunun kireçlenmesi (Disk kalsifikasyonu)

*Bel omurlarından birinin kayması (Spondylolistezis)

*Omur gövdesindeki dolgu dokusunun boşalması (Osteoporoz)

*Yaşlılarda kemik minarellerin de eksilme ile kemik yumuşaması (Osteomalasia)

*Kemikte boşalma yapan hormonal hastalıklar (Hiperparatiroidi, Hipertroidi, Kusching sendromu, Paget hastalığı)

*Omurların kendinden veya başka organlardan gelen kanserler

*Kemik veremi

*Kemik iltihabı

*Süt ve peynirden geçen humma (Brucella)

*Yastık dokuların bozulması ile birlikte omurlarda da bozulma (Spondilartroz)

Kemiğin Etrafındaki Yumuşak Dokulardan Kaynaklanan Bel Ağrıları

*Omurlar arası yastık dokunun yırtılması (Disk hernisi)

*Fıtık yapan diskin zedelenmesi (Disk dejenerasyonu)

*Omurları birbirine bağlayan bağların ve adelelerin zedelenmesi

*Kas fibrillerinin zedelenmesi (fibromyalgia)

*Kas zarının ağrısı (Myofascial ağrı)

*Psikolojik myalgia (Psikolojik kas kasılması)

*Eklem çevresindeki yumuşak dokuların romatizması veya iltihapları gibi hastalıklar, yumuşak dokuya ait bel ağrısı sebepleridir.

Belden Uzak Organların Hastalıklarının Bel Ağrısı Olarak Yansıması

*Mide bağırsak hastalıkları

*Aort atardamarı balonlaşması

*Rahim, yumurtalık, testis, mesane, safra kesesi, böbrek ve mide gibi organların hastalıkları da bel ağrısı yaparlar.

Bel ağrıları, sebepleri açısından çok geniş bir sahayı işgal ettiğinden çok iyi araştırılması gerekmektedir. Bel ağrısına ağır kesici vermek sadece belirtileri geçici olarak baskılamaktan başka bir şey değildir.

Bel ağrısı yönünden dikkat edilecek hususlar

1) 12-14 yaşları arasında bel filmleri çektiriniz. Bel omurlarında herhangi bir bozukluk varsa tespit edilsin ve ileriye dönük koruyucu hekimlik programı çizilsin. Çünkü bel problemleri ile başa çıkmak için belinizi tanımanız gereklidir.

2) Ağrılar istirahattayken mi, hareketeyken mi, yoksa geceleri mi geliyor Bunu bilmede fayda vardır. Zira kemiğe ve yumuşak dokulara bağlı mekanik ağrılar hareketle birlikte ortaya çıkarken, iltihabî ağrılar geceleri ve istirahattayken ortaya çıkar.

3) Hayatınızı gözden geçirin. Allah her organı kendine uygun şekilde ve programda çalışmak üzere yaratmıştır. Halbuki çoğumuz hareketsiz ve tembel bir hayat sürerek gerekli hareketleri yapmıyoruz. Hareketsiz insanlarda kas zayıflığı görülür. Çalışırken işiniz icabı belde hastalık yapacak hareketleri sık sık yapıyor musunuz İşiniz bele anormal yük bindirecek pozisyonda mı Çünkü düzgün bir duruş, omurganın yükünü büyük ölçüde azaltmaktadır.

4) Ailenizde, vücutta oluşan bağların ve kasların zayıflamasına yol açacak genetik ya da anatomik bir hastalık var mı Daha önce bu hastalığa yakalananlar oldu mu, bu araştırılmalı.

5) Depresyon veya psiko- faktörlerle karşı karşıya mısınız

6) Çalışma hayatınız devamlı oturmaya bağlıysa oturma şekliniz nasıl Sırt kısmı düz ve sert olan, kalçaların ve dizin zorlamadan, kıvrılmasına izin veren bir sandalyede oturulmalıdır.

7) Koltuk arkalığını, oturma zemininden 15-20 cm yükseklikte, sırtınızı destekleyecek şekilde ayarlayın. Uzun süre hep aynı oturma pozisyonunda kalmayın, ara sıra ayağa kalkın ve gerinin diskler hareket sayesinde canlılığını korur.

8) Ayakta dururken omuz ve kalçalar aynı hizada, sırt ve bel düz olmalıdır. Çalıştığınız masanın yüksekliğini beliniz dik olacak ve kaslarınızı yormayacak şekilde ayarlayın.

9) Yük kaldırırken, genelde bacaklarımızı bükmeden sırtımızı kamburlaştırarak yere eğiliriz. Bu durumda bel omurları arasında bulunan diskler üzerindeki baskı artar ve diskler yavaş yavaş hasar görmeye başlar. İncelen disk yine böyle yük kaldırmada veya eğilip doğrulurken yırtılır ve disk hastalığını meydana getirir. Doğrusu, halterciler gibi dizleri kırıp oturarak kuvveti bacaklar ve kollara yayarak yükü kaldırmak lâzımdır.

10) Elektrikli süpürgeyle çalışırken, ütü yaparken, yerleri temizlerken yaptığınız iş herhangi bir âletle beraberse, belinizi dik tutacak dizlerinizi ve kalçanızı bükecek şekilde durun. Yalnız uzun süreli, diz çökmüş şekilde kalmak da zararlıdır. Çünkü ağır kaldırma ya da ters hareketle yırtılan bir diskin yaradılıştaki halini alması mümkün değildir. Disk, tedavilerde orijinal haline getirilemez; sadece omuriliğe ve çıkan sinirlere yaptığı baskı ve ortaya çıkan ağrı azaltılır.

11) Bel dik veya geriye doğru iken sırta yük konmamalı. Hafif eğik (15-20 derece) iken sırta yük yüklenmelidir.

12) Yatan bir insanın vücuduna yatağın teması her tarafa eşit nispette olacak şekilde bir yatak seçilmelidir. Bundan dolayı, üzeri yumuşak bir örtüyle kaplanmış sert yataklar uygun görülmüştür. Bazı insanlar sert derken aşırılığa gitmekte, beton üzerinde yatmaktadırlar. Bu durumda soğuktan kas tutulması oluşmasıyla, daha da olumsuz belirtiler ortaya çıkmaktadır. Yastık olarak; omuz başı ile boyun arasındaki mesafeyi geçmeyecek yükseklikte yarı yumuşak olanlar tercih edilmelidir.

13) İnsan yüksekten topuk üzerine düştüğü zaman, topuktan gelen kuvvet diz, kalça, bel ve boyuna kadar yansır. Topuğa gelen kuvvetin derecesine göre diz, bel, kalça ve boyunda kırıklar görülebilir. Topuklardan itibaren yukarıya yansıyan ters ve yıkıcı bir kuvvet yansır; bu kuvveti azaltmak için yastık görevi gören yumuşak ve alçak topuklu ayakkabılar giyilmelidir. Topuk yükseldikçe ve alanı daraldıkça bel eğimi ve bel omurları üzerinde yük artar.

14) Kilo fazlalığı omurga eklemlerine, eklem arasındaki disk dediğimiz yastık dokulara fazla yükün binmesine ve yastıkların ileride bozulmasına ve fıtıklara yol açar, bu yüzden fazla kilolardan sakınmamız gereklidir.

15) Jimnastik, yüzme, bisiklete binme gibi sporlar bel sağlığı açısından faydalı sporlardır. Bilhassa sırt üstü yüzmelerde suyun kaldırma kuvveti ve sırtın geriye yönelişi bel kaslarını ve omurları gevşetir.

16) Bel hareketleri için binlerce günlük programlı egzersiz tavsiye edilmiştir. Bunlardan en faydalısı namaz ibadetini yerine getirenlerin seneler boyunca hikmetini ikinci plâna atarak tekrarladıkları hareket kombinasyonlarıdır. Yarattığı kulunun ihtiyaçlarını bilen Rabbimiz, kendisine kulluk etmemizi emrederken de, yine bizim iyiliğimiz için bu kulluğun en uygun hareketlerle yerine getirilmesini istemiştir. Her ne kadar ibadetin aslı Allah''ın rızası olsa da, sağlıkla alâkalı hikmetlerini de bu işin dünyadaki peşin bahşişi olarak kabul edebiliriz. Namazda özetlenmiş olan hareketler dışında, ayrıca fırsat bulabilirsek şu hareketler de çok faydalıdır:

a) Belin döndürme hareketleriyle; kaslarının güçlenmesi, ayrıca omurların hareketliliği sağlanır. Dizlerin kırılarak kalça altına alınması, bel kaslarının daha iyi kasılmasını sağlar; bel ve göğüs kaslarını kuvvetlendirir.

b) Eller yere dayalı, alnı yere götürüp ellerle yeri itme yaparak oturma pozisyonuna gelme hareketi, namazda secdede yaptığımız harekettir. Sırt düz tutularak ve kamburlaştırmadan yapılır. Bu durumda, elin itme kuvveti yardımcı olur; böylelikle disklere yük binmez ve bel kasları güçlenir.

c) Bel dik tutularak (bel-ense aynı hizada) dizlere dayanarak eğilin ve dizlerin itme kuvvetiyle (beli kamburlaştırmadan) doğrulun. Bu sırt adalelerini kuvvetlendirici egzersiz olur. Genç insanlarda sırt ağrılarının sık rastlanmasının sebebi kas dokusunun zayıflığıdır. Güçlü olmayan kaslar omurlara destek olup sabit tutamaz; yük omurlara ve aradaki yastık dokulara akseder; hastalıklara davetiye çıkarır. Egzersiz ile bu kasları güçlendirmek lazımdır.

Birinci maddede belirttiğimiz, insanın kendi bel yapısını tanıması işini gerektiği şekilde yaparsak, bundan sonra yapacağımız bütün hareketler, hatta seçeceğimiz meslek ve kullanacağımız âletlere bile bu açıdan yaklaşabiliriz. İleride yakalanmamız muhtemel olabilecek bel ile ilgili rahatsızlıkların önüne geçebiliriz. Bu şekildeki bir koruyucu hekimlikle alınacak tedbirler, belki de ileride bizi bel fıtığına bağlı felçlerden, dayanılmaz bel ve bacak ağrılarından kurtarabilir. İnsanlık için yaptığımız hayırlı hizmetlerde aksaklığa da fırsat verilmemiş olur.

Yorumlar