Retina Damar Hastalıkları - Retina Damar İltihapları

Retina hastalıkları 4 ana grupta incelenebilir. İlki retinanın damar hastalıklarıdır. Bunların en önemlisi diyabetik retinopatidir.

Vücut tansiyonunun yüksek seyretmesi atardamar duvarlarında kalınlaşma meydana getirir, damar düz kasında nekroz gelişir ve plazma sızıntı yapmaya başlar. Bazen atardamar ve toplardamarlarda tıkanıklık meydana gelebilir. Göz dibinde kanamalar izlenir. Görme siniri su toplayarak şişer. Damarlarda tıkanıklık yoksa görmede ciddi bir bozulma olmaz. Yüksek tansiyonunun gözde meydana getirdiği duruma bakılarak kalp, beyin ve böbreklerdeki hasar konusunda fikir sahibi olmak mümkündür.

Retina tabakasının atardamar duvarlarında kalınlaşma olmasıdır. Bu kalınlaşma damar ortasındaki boşluğu daraltıp kan dolaşımının yavaşlamasına neden olur. Bu durum vücut tansiyonunun yüksekliğine eşlik edebileceği gibi tek başına da olabilir. Ayrıca kanda kolesterol yüksekliği, sigara ve şeker hastalığı diğer risk faktörlerini oluşturur. Retina damarlarında arteriyoskleroz olması büyük oranda beyindeki damarlarda da benzer bir tablo olabileceği konusunda bilgi verir.

Gözün ana toplardamarının tıkanması ya da bir dalının tıkanması şeklinde olur. Ana toplardamarın tıkanması çoğunlukla yaşlı ve damarlarında sertleşme olan kişilerde meydana gelir. Vücut tansiyonunun yüksekliği, şeker hastalığı, kansızlık, kan hücrelerinin yapımını artıran hastalıklar, kan hücrelerinde bozukluğa yol açan hastalıklar, kanda yağ yüksekliği ve bazı kalp kapak hastalıkları risk oluşturan durumlardır. Tıkayan madde kan pıhtısıdır. Birkaç ay geçtikten sonra pıhtı içinden bir kanal oluşur ve dolaşım yeniden başlar. Damar tıkanıklığı olduğunda retinada çok sayıda kanama odakları ve beslenme zorluğu olan bölgeler oluşur. Tedavide eğer tıkanıklık erken dönemde yakalanmışsa bazı ilaçlar kullandırılabilir, asıl tedavi ileride meydana gelebilecek problemlere karşı lazer yapılmasıdır. Göz içini dolduran kanama var ve bu belli bir süre zarfında çekilmiyorsa cerrahi uygulanabilir.

Dal toplardamarın tıkanması da daha çok yaşlılarda görülür. En sık nedeni damar sertleşmesidir. Ayrıca vücut tansiyonunun yüksekliği, şeker hastalığı, genç kişilerde de damar iltihapları risk oluşturan faktörlerdir. Hastalığın seyri genellikle iyidir. Pıhtının içinden kanal oluşmasıyla kanamalar ve ödem çekilir, bu arada görmede de artış meydana gelir. Göz tansiyonu yüksekliğine sebep olabilecek bir durum tespit edildiği takdirde lazerle tedavi uygulanır.

Bu hastalık kandaki alyuvarların orak şeklindeki bir bozukluğu sonucu meydana gelir. Çevresel retina kısımlarında damarlarda tıkanıklık, anormal damarlanma, vitreusta kanama, çekinti yapan zarlar ve retina dekolmanı oluşturabilir. Tedavide dondurma ve lazer kullanılır. 

Yeni doğanlarda körlük nedenlerinin başında yer alır. Erken doğan bebeklere uygulanan yüksek konsantrasyonlu oksijenin sebep olduğu bilinmektedir. Aşırı oksijen tedavisi henüz gelişimini tamamlamamış retina damarlarının gelişimini durdurur ve retinanın ön kısmında damarsız bölgelerin oluşmasına neden olur. 36. haftadan evvel, 2000 gramın altında doğan ve oksijen tedavisi uygulanan bebekler bu hastalık açısından yüksek risk taşıdıkları için retinalarının 3-6 ay süreyle kontrol edilmeleri gerekir. Hafif şiddette olanlar genellikle kendiliğinden düzelirken ileri olgularda katarakt, glokom, şaşılık ve göz tembelliği gibi durumlar ortaya çıkabilmektedir. Tedavide hastalığın durumuna göre dondurma tedavisi, lazer veya cerrahi uygulanır.

Doğuştan retina veya görme sinirinde damar anomalileri şeklinde görülür. Genellikle 10-20 yaşları arasında ve daha çok erkeklerde görülür. Kanamalar, sızıntı ve dekolman nedeniyle görme kaybı meydana getirir. Tedavide dondurma veya lazer uygulanır.

Çok sayıda retina damar iltihabına yol açan hastalık olmakla birlikte bunların en sık görülenleri Behçet hastalığı, Eales hastalığı, sarkoidoz, akut retina nekrozu ve sitomegalovirüs retinitidir. Bu hastalıklarda retinada kanama, su toplaması ve beslenme bozukluğu ortaya çıkar. Bazılarında göz dışındaki organlarda da bulgular meydana gelir. Mesela yurdumuzda sık görülen Behçet hastalığında sinir sistemi etkilenebilir, ağızda, etek bölgesinde ve ciltte yaralar oluşabilir. Bu hastalıkların sebepleri pekiyi bilinmemekte ve genellikle kötü seyir göstermektedirler. Sadece sitomegalovirüs retinitinin sebebi bilinmekte olup çoğunlukla AİDS''li hastalarda rastlandığı için ülkemizde nadir görülmektedir.

Yorumlar