Periferal Nöropati - Mononöropati

Periferal nöropatinin anlamı şudur: Vücudun diğer kısımlarından beyne ve omuriliğe bağlanan sinirler hasar gördüğü ya da hastalandığı zaman meydana gelen durumlar.

Periferal nöropatinin anlamı şudur: Vücudun diğer kısımlarından beyne ve omuriliğe bağlanan sinirler hasar gördüğü ya da hastalandığı zaman meydana gelen durumlar.

Periferal sinirler, beyni ve omuriliği, kaslara, deriye ve iç organlara bağlayan karmaşık bir ağ oluşturur. Periferal sinirler, omurilikten çıkar ve vücuttaki dermatomlar boyunca yer alır. Genellikle, bir sinirin hasar görmesi bir ya da birden fazla dermatomu etkiler ve bunun etkisi vücudun özel bölgelerinde görülebilir. Bu sinirlerin hasar görmesi, beyin ve vücudun diğer bölgeleri arasındaki bağlantıyı keser ve kas hareketini bozabilir, kollar ve bacaklarda normal duyumsamayı engeller ve ağrıya neden olur.

Türler

Periferal nöropatinin, birçok farklı sebebi olan çok sayıda farklı türü vardır. Karpal tünel sendromu (bilgisayar kullanımı gibi, ellerin ve bileklerin sürekli ve yinelemeli olarak kullanılmasından kaynaklanan bir hasar) ya da Guillain-Barré sendromu (nadir görülen, ani bir felç) gibi örnekler verilebilir.

Bir grup olarak, periferal nöropatiler, özellikle 55 yaş üstündeki kimselerde sık görülür. Bu hastalıklar bu gruptaki insanların %3-4’ünü etkiler.

Nöropatiler genellikle, neden oldukları sorunlara ya da hasarın altında yatan nedene göre sınıflandırılır. Ayrıca nöropatiler, sinirlerin hangi yoğunlukta zarar gördüğüne bağlı olarak çeşitli isimler alır. 

Mononöropati

Tek bir periferal sinirin zarar görmesine mononöropati denilir. Bir kazadan dolayı fiziksel yaralanma ya da travma en sık görülen sebeptir. Uzun süreler hareketsiz kalmak (örneğin tekerlekli iskemle veya yatakta) ya da sürekli ve yinelemeli hareketler nedeniyle bir sinir üzerinde uzun süreli baskı oluşması mononöropatiyi tetikleyebilir. Eğer kemiklerin arasında yer alan şok emici lifsi diskler zarar görürse, bunlar bir sinire baskı yapabilir ve bu nöropati türüne neden olabilir.

Karpal tünel sendromu sık görülen bir mononöropati türüdür. Buna “tekrarlanan zorlama yaralanması” denir ve bilek boyunca uzanan sinir üzerinde baskı oluştuğunda meydana gelir. İş gereği, bileklerini gererek sürekli aynı hareketleri tekrarlayan kişiler (örneğin, montaj hattı işçileri, bedensel iş gören işçiler ve uzun süreler boyunca bilgisayar klavyesi kullanan kişiler) daha yüksek risk altındadır.

Sinirin hasar görmesi, elin ilk üç parmağında uyuşmaya, karıncalanmaya, normal olmayan duyumsamalara ve ağrıya neden olabilir (özellikle uyurken). Karpal tünel hasarları zamanla eldeki kasları zayıflatabilir. Ayrıca kolunuzda ya da omzunuzda da ağrı, karıncalanma ya da yanma hissedebilirsiniz.

Vücudun hasar gören kısımlarında (örneğin eller ve ayaklar) güçsüzlüğe neden olabilen diğer mononöropati örnekleri şunlardır:

  • Ulnar sinir felci, dirsek derisinin yüzeyine yakın olan sinir zarar gördüğünde oluşur.
  • Radial sinir felci, kolun alt kısmı boyunca uzanan sinirin zarar görmesi sonucu oluşur.
  • Peroneal sinir felci, dizin arkasında, baldırın üstündeki sinirin baskılanmasıyla oluşur. Bu durum “düşük ayak” olarak bilinen duruma neden olur.

Nöropati, kas hareketini kontrol eden sinirleri (motor sinirler) ve soğukluk ya da ağrı gibi hisleri duyumsayan sinirleri (duyu sinirleri) etkileyebilir. Bazı vakalarda, nöropati, kalp, kan damarları, mesane ya da bağırsak gibi iç organları etkileyebilir. İç organları etkileyen nöropatiye otonom nöropati denilir.

Mononöropati multipleks, birkaç farklı sinir hasar gördüğünde oluşur.

Polinöropati

Polinöropati, periferal nöropati vakalarının en büyük kısmını oluşturur. Vücuttaki birçok periferal sinir aynı anda bozulduğunda meydana gelir. Polinöropatinin çok çeşitli sebepleri olabilir. Bazı toksinlere maruz kalma, yetersiz beslenme (özellikle B vitamini eksikliği) ve kanser ya da böbrek yetmezliği gibi hastalıklardan kaynaklanan komplikasyonlar bu sebepler arasındadır.

Kronik polinöropatinin en sık görülen türlerinden biri, diyabetli kişilerde ortaya çıkan diyabetik nöropatidir. Bu durum, kandaki şeker seviyelerinin yeterli şekilde kontrol edilmemesinin sonucudur. Daha az görülse de, diyabet ayrıca mononöropatiye de neden olabilir. Bu durum çoğunlukla gözde ya da uyluk kaslarında güçsüzlükle tanımlanır.

Polinöropatinin en sık görülen belirtileri şunlardır:

  • Karıncalanma
  • Hissizlik
  • Kollarda ve bacaklarda duyu yitimi

Kronik polinöropatisi olan kişiler genellikle sıcaklık ve ağrıyı duyumsama yeteneklerini kaybettikleri için, kendilerini kolayca yakabilirler ve yaralanmanın ya da uzun süreli baskıya maruz kalmanın sonucunda açık yaralar oluşabilir. Eğer organlara hizmet eden sinirler etkilenirse ishal ya da kabızlığın yanı sıra bağırsak ya da mesane kontrolünün kaybı ortaya çıkabilir. Cinsel işlev bozukluğu ve anormal şekilde düşük tansiyon da görülebilir.

Polinöropatisi olan kişilerde, eklemler zorlanmaya karşı özellikle duyarlıdır; çünkü genellikle acıyı hissetmezler.

En ciddi polinöropatilerden biri Guillain-Barré sendromudur. Bu, vücudun bağışıklık sistemi, sinirlere saldırdığı zaman aniden oluşan nadir bir hastalıktır. Belirtiler çabuk ortaya çıkar ve hızla kötüleşir; bazen felce neden olur. İlk belirtiler bacaklarda zayıflık, karıncalanma ve duyu yitimidir ve bu belirtiler sonunda kollara da yayılır. Ciddi vakalarda tansiyon sorunları, kalp ritmi sorunları ve nefes almada güçlük görülebilir. Ancak, hastalığın ciddiyetine rağmen, hastalar erken tedavi gördükleri takdirde iyileşme oranları iyidir.

Periferal Nöropatinin i Nelerdir

Periferal nöropatiye birçok şey sebep olabilir, bu yüzden çoğunlukla sebebi bilmek zordur. Nöropatiler üç şekilde ortaya çıkabilir:

  • Edinsel nöropatiler, toksinler, travma, hastalık ya da enfeksiyon gibi çevresel faktörler sebebiyle oluşur. Edinsel nöropatinin bilinen sebepleri şunlardır:
  • Diyabet, birçok periferal nöropati vakasının sebebidir.
  • Nadir görülen bazı kalıtımsal hastalıklar
  • Alkolik olmak
  • Yetersiz beslenme ya da vitamin eksikliği
  • Bel fıtığı
  • Bazı kanser türleri
  • Vücudun kendi bağışıklık sisteminin yanlışlıkla sinirlere saldırdığı ya da yaralanmaya karşı bir tepki sonucu sinirlerin zarar gördüğü durumlar
  • Bazı ilaçlar
  • Böbrek ya da tiroid hastalıkları
  • Lyme hastalığı, zona ya da AIDS gibi enfeksiyonlar
  • Kalıtımsal nöropatiler o kadar sık görülmez. Kalıtımsal nöropatiler, ebeveynden çocuğa genetik olarak geçen periferal sinir hastalıklarıdır. Bunların en sık görülen türü Charcot-Marie Tooth hastalığı 1. tip’tir. Bu hastalık, bacaklarda ve (daha hafif bir şekilde) kollarda güçsüzlükle tanımlanır. Bu belirtiler genellikle çocukluk çağının ortaları ile 30 yaş arasında ortaya çıkar. Bu hastalık, normalde sinirleri saran ve onların kas hareketlerini tetiklemek için gerek duydukları elektrik uyarımları yapmalarına yardımcı olan miyelin izolasyon kılıfının dejenere olmasından kaynaklanır.
  • İdiopatik nöropatiler bilinmeyen bir sebepten kaynaklanır. Bütün nöropatilerin üçte bir kadarı bu şekilde sınıflandırılır.

Yorumlar