Penis Üzerinde Lekeler - Nedir

Bazıları ciddi durumlardan dolayı ileri gelir. Fakat lütfen penisinizin üzerinde göreceğiniz çoğu lekenin tamamen zararsız olmasının daha muhtemel olduğunu unutmayın.

Bu makalede, penisinizin üzerinde fark edebileceğiniz birçok farklı tipte lekeler anlatılıyor.

Bazıları ciddi durumlardan dolayı ileri gelir. Fakat lütfen penisinizin üzerinde göreceğiniz çoğu lekenin tamamen zararsız olmasının daha muhtemel olduğunu unutmayın.

Anlaşılır bir şekilde, erkekler penisleri üzerinde lekeler fark ettiklerinde endişelenirler. Genellikle cinsel yolla bulaşan bir hastalık kaptıklarından veya bir tür kanserolduğundan korkarlar. Aslında, lekeler genellikle cinsel enfeksiyonun bir belirtisi değildir ve neredeyse hiçbir zaman kanser belirtisi değildir. Erkekler aynı zamanda lekeli bir penisin fiziksel görüntüsü ve cinsel partnerinin veya partnerlerinin bu konuda ne düşüneceği konusunda da telaş ederler. 

Penis üzerinde lekelere oldukça sık rastlanılır ve çoğunun ciddi bir sebebi yoktur. Ama lekeler bazen önemli bir sağlık sorununun işaretçisi olabilir. Bu nedenle endişeniz varsa kısa sürede doktora başvurmak önemlidir. Bu makale penis üzerindeki bazı lekelerin sebeplerini anlatır; fakat kendi başınıza okumak ve kendi penisinizi muayene etmek, doktor tarafından yapılacak bir muayenenin yerine geçmez! 

Penisiniz üzerindeki lekelerle ilgili bilgi almak için genel pratisyen hekiminizin muayenehanesine gitmek iyi bir seçenektir. Aile hekiminizle bunu görüşmekten çekiniyorsanız veya cinsel yolla bulaşan bir hastalığınız olduğunu düşünüyorsanız yerel ürogenital kliniğinize, şimdileri “cinsel sağlık kliniği”ne başvurabilirsiniz. Oradaki danışmalar, cinsel organlarında bulunan rahatsızlıklar konusunda gerçek uzmanlardır. Lütfen onlara bu konularda danışmaktan çekinmeyin çünkü onlar bu tarz sorunlara alışıktırlar. Sıradan ürogenital uzmanı her gün en az bir düzine penis inceler, bu yüzden sizinki onun açısından yeni bir şey olmayacaktır.

Ürogenital bölümüne gitmek için genel pratisyeninizden bir sevke ihtiyacınız yoktur. Yine de açık olup olmadıklarını ve bir randevu alıp almamanız gerektiğini öğrenmek için öncelikle kliniği aramak tavsiye edilir. 

Penis üzerinde bulunan lekeler, görüntülerine göre iki gruba ayrılabilir.
  • Ülserler: Çok sık rastlanılmaz. Derinin üzerinde bulunan küçük kraterlerdir. Krater içinde genellikle bir kabuk veya belki de berrak sıvı (serum) veya irin bulunabilir.
  • Papüller: Deri yüzeyinin üzerinde bulunan küçük (1 cm çapından küçük) kabarcıklardır.
  • Plaklar: Yükselen, düz uçlu lezyonlardır, 1 cm çapından büyüktür. 
  • Tekli penis ülserleri: Sıklıkla ciddi bir sebebi vardır ve acilen doktorunuza başvurmak önemlidir.
Muhtemel sebepler:
  1. Primer sifilis: Penis veya skrotum üzerinde bulunan tek, yuvarlak, acısız bir ülser sifilisin (frenginin) özelliğini taşır. Treponema pallidum adlı spiral şekilli bir bakteri nedeniyle oluşur. Sonuçların laboratuar testleriyle teyit edilmesi gerekir. Cinsel yolla bulaşan bir hastalıktır.
  2. Şankroid, granüloma inguinal, lenfogranüloma venereum: Bunlar gelişmiş ülkelerde nadir görülen tropik hastalıklardır ve tek bir acısız, kötü kokulu ülsere neden olurlar. Teşhisin laboratuar testleriyle teyit edilmesi gerekir. Tropik bölgelerde cinsel temasta bulunan erkeklerde şüphe edilmediler. Bunların tümü cinsel yolla bulaşan hastalıklardır.
  3. Penis kanseri (skuamöz hücreli karsinom): Acısız, normal olmayan bir genital ülser olarak görülebilir, özellikle en az 50 yaşında olan erkeklerde. Erken teşhis ve tedavi çok önemlidir ve hayat kurtarabilir.
  • Çoklu penis ülserleri daha sık görülür ve daha az ciddi olan bir nedeni olabilir. Ama acilen doktora başvurmak yine de önemlidir. İki gruba ayrılabilirler: Akut (iki haftadan daha az süre boyunca görülür) ve kronik (iki haftadan uzun bir süre mevcut).

Akut

  • Herpes simpleks virüsü: bu en sık rastlanılan genital ülser türüdür. Tip 2 Herpes virus hominis ve bazen de tip 1’den ileri gelir.  Virüs genellikle ağızda çıkan herpes veya uçuklarla ilişkilidir. Herpes hızlıca küçük, acılı ülserler oluşturan genital vesiküllerin, yani küçük kabarcıkların nükseden çıkışıyla tanınır. Yüksek derecede enfeksiyonla bulaşıcıdır ve genellikle cinsel yolla bulaşır. Teşhisin laboratuar testleriyle teyit edilmesi gerekir. Akut nöbetler asiklovir gibi antiviral ilaçlarla etkili şekilde tedavi edilebilir ama  tekrar nüksetmesi sık görülür. Stres veya diğer ateşli hastalıklar tekrar nüksetmesini hızlandırabilir.
  • İkincil sifilis: Çoklu, düzensiz, acısız gri ülserler, penis üzerinde salyangoz izi gibi; sifilisin ikincil aşamasının özellikleridir. Grip benzeri bir hastalık ve kabarık, kırmızı bir vücut kaşıntısı genellikle eşlik eder. Primer sifilisle olduğu gibi teşhisin laboratuar testleriyle teyit edilmesi gerekir. Cinsel yolla bulaşan bir hastalıktır.
  • Aftöz ülserler: Bunlar genellikle ağızda çıkan küçük, derin olmayan, acılı ülserlerdir; fakat arada sırada penisi de etkileyebilir. Genelde ortaları gri olup parlak kırmızı bir halkayla çevrilmiştir. Çoklu halde ortaya çıkıp tedavi edilmeden yok olurlar. Herpes simpleks ülserleriyle kolaylıkla karıştırılabilirler, bu nedenle ikisini ayırt etmek için ürogenital klinikte laboratuar testlerin yapılması gerekir. Bulaşıcı değiller ve nedenleri de bilinmez.

Kronik

  • Pemfigus: Bu genellikle vücudun diğer parçalarını etkiler ve sıklıkla ağızda başlar ama arada sırada penis üzerinde de görülebilir. Hassas, ince duvarlı kabarcıkların ülser oluşturmak için kırılması gibi görülür. Bunlar genellikle acılıdır ve kaşınabilir. Erken teşhis ve tedavi çok önemlidir.
  • Behçet hastalığı: Cildi, eklemleri, sinirleri, gözleri ve diğer vücut sistemlerini etkileyen iltihaplı bir hastalıktır. Belirtiler penis ve erbezi üzerinde büyük, derin ve acılı ülserleri içerebilir; fakat bunlara her zaman ağızda çıkan ülserler de eşlik eder. Potansiyel olarak ciddi bir rahatsızlıktır, erken teşhis ve tedavi çok önemlidir. Bulaşıcı değildir.
  • Reiter sendromu: Yaygın artrit ile meydana gelen iltihaplı bir rahatsızlıktır. Bu sendromdan etkilenen erkeklerin dörtte birinde penis başında ve sünnet derisinde küçük, ülserlenmiş plaklar bulunur. Aynı zamanda kasları, gözleri ve tırnakları da etkileyebilir. Bağırsak veya genital enfeksiyonuna verilen anormal bir bağışıklık yanıtıyla ortaya çıkar. Reiter sendromun kendisi bulaşıcı değildir; fakat buna neden olabilecek mikroplar öyledir. Bazıları cinsel yolla bulaşabilir. 
Bu lekelerin genellikle ciddi bir sebebi bulunmaz; fakat bazıları bulaşıcıdır. Özellikle 50 yaşın üstündeyseniz, penis papülleriyle ilgili acil doktora başvurmak önemlidir.
  • Molluskum kontagiozum: Cildi ve mukoz zarlarını etkileyen sık rastlanılan, iyi huylu, bulaşıcı viral hastalıktır. Sıradan cilt temaslarında bulaştığı zaman çocuklukta sık rastlanılan bir cilt rahatsızlığıdır. Yetişkinlerde cinsel yolla bulaşabilir ve yetişkin erkeklerde muhtemelen en sık rastlanılan penis molluskumudur. Çoklu, küçük kubbe şekilli papüller ortaya çıkar ve genellikle ortası basık veya tıkalıdır. Sıkıldığında kesilmiş süt gibi bir irin çıkarılabilir. Tedavi edilmeden ortadan yok olabilir; fakat dondurmak veya yaktırmak onu ortadan kaldırabilir. Molluskum kontagiozum, yetişkin dönemlerde “güvenli olmayan” cinsel ilişkilerin bir işaretçisidir ve etkilenen kişiler HIV için taranmalıdır.
  • Kıl folükülleri ve yağ (ter) bezleri: Bunlar aşırı derecede normaldir ve cilt anatomisinin normal bir parçasıdır. Genellikle penis kamışı üzerinde, genellikle alt yüzeyde bulunur. Küçük nodüller olarak görülebilir ya da yalnızca cilt üzerinde küçük kabarcıklar olarak ele gelebilir. İçlerindeng doğalarını ortaya çıkaracak kıllar uzar. Pek normallerdir.
  • Sedefli penis papülleri: Penis başının en ucunun çevresinde bulunan çok sayıda, küçük (1-3 mm kadar) papüllerdir. Genellikle 20 ila 40 yaşındaki erkeklerde ortaya çıkarlar ve tüm erkeklerin yaklaşık olarak %10’u etkilerler. Siğil olduğu yanlış düşüncesine varılabilir, bulaşıcı değildir ve tedavi gerektirmez.
  • Fordyce benekler: Penis başında, kamışında veya erbezinde görülebilen küçük (1-5 mm), parlak veya mor papüllerdir ve genellikle genç erkekleri etkiler. Tek bir lezyon olarak ortaya çıkarlar; fakat genellikle 50 ila 100 arasında toplu halde görülürler. Acısız ve kaşıntısızdır; fakat görüntüleri nedeniyle utanca neden olabilir veya cinsel yolla bulaştığı korkulabilir, bulaşıcı değillerdir! Kalınlaşmış deriyle örtülen, anormal şekilde açılmış kan damarlarıdır. Yaralanırsa, hatta cinsel ilişki sırasında kanayabilir. Bulaşıcı değillerdir ve nedeni bilinmez. Birçok yaklaşım denenmiş olsa da, onları ortadan kaldırmak için hiçbir basit, güvenilir tedavi bulunmaz. Sorun yaratan kanama noktaları, küçük bir elektrik akımı kullanan bir cihazla ortadan kaldırılabilir (elektrokoter).
  • Psöriyaz (Sedef hastalığı): Genellikle vücudun diğer bölgelerini etkiler, özellikle dizleri, dirsekleri ve kafa derisini fakat sıklıkla öncelikle peniste, genelde penis başında veya sünnet derisinin iç yüzeyinde ortaya çıkmaktadır. Psöriyaz belirgin bir kenara sahip olan kalın kırmızı papüller olarak ortaya çıkar. Genellikle kabuksu bir yüzeyi bulunur. Nadiren tahrişe yol açar. Birçok etkili tedavi vardır, mesela steroid kremler ve kalsipotriol krem.
  • Genitel siğiller: Penis üzerinde birçok farklı siğil sık görülür. Genital siğiller insan papillom virüsünden (HPV) kaynaklanır ve bulaşıcıdır. Tekli veya çoklu, ten renginde, pembe veya kahverengi olabilir ve yüzeyleri nemlidir. HPV enfeksiyonu rahim ve anal kanserin gelişimiyle ilişkilendirilmiştir; bu nedenle cinsel partnerlerin enfeksiyona dair kanıtlar için taranması önemlidir. Cilt boyalarından yakmaya kadar birçok şekilde tedavi edilebilir fakat bazen yok etmek zor olabilir.  
Penis plakların genelde ciddi bir sebebi bulunmaz; fakat bazıları bulaşıcı olabilir ve daha ciddi rahatsızlıklara dönüşebilir. Penisin prekanseröz lezyonu, liken skleroz ve balanit kserotika obliterans (BXO) penis kanserinin gelişmesine yol açabilir. Penis plaklarıyla ilgili acilen doktorunuza başvurun.
  • Balanit ve postit: Balanitpenis başının yangı durumudur. Postit sünnet derisinin inflamatuvar durumudur. Belirtiler o bölgede iritasyon, yanma ve kırmızı bir döküntüyü içerir. Bazen deri kabuklu şekilde soyuluyormuş gibi görünür. Bakteriler ve kandida gibi mantarlar buna neden olabilir. Yaşlı ve şeker hastası olan erkeklerde daha sık görülür. Uygun anti-mikrobiyel kremlerle tedavi edilebilir.
  • Penisin prekanseröz lezyonu: Nadir görülen bu rahatsızlık, kadife yüzeyi olan ve sınırları belirgin olan parlak kırmızı bir plak olarak görülür. Genellikle acısızdır ve kaşınmaz. Penis kanserinin erken bir belirtisidir ve erken teşhis ve tedavi gerekir. Etkilenen alanın kesilmesi genellikle tedavi edicidir. Bulaşıcı değildir.
  • Zoon plazma hücreli balaniti: Zoon balaniti, penis başında veya sünnet derisinin iç yüzeyinde ortaya çıkan parlak kırmızı, parlak yüzeyli plaklar ortaya çıkmaktadır. Genellikle acısızdır fakat kaşıntısı da olabilir. Nedeni bilinmemektedir. Steroid krem kullanımına yanıt verebilir fakat sıklıkla nükseder. Sünnet olmak tedavi eder; fakat esas değildir. Zararsız bir rahatsızlıktır ama penisin prekanseröz lezyonu gibi çok daha ciddi bir rahatsızlıkla karıştırılabilir. Bulaşıcı değildir.
  • Liken skleroz ve balanit kserotika obliterans: Liken skleroz penisin başında, sünnet derisinde ve kamışında beyaz plaklar olarak görüür. Genellikle hiçbir semptomu bulunmamaktadır fakat yanma ve iritasyon rapor edilmiştir. Balanit kserotika obliterans, sünnet edilmemiş erkeklerin sünnet derisini etkileyen liken sklerozunciddi bir seyridir. Sünnet derisinin açıklığı veya kenarı sertleşir ve beyaz yaralı bir görüntüye sahip olur. İdrar yaparken veya cinsel ilişkiye girerken rahatsızlık verebilir. Her iki hastalık da nadir bir şekilde kansere yol açabilir ve sünnet edilmesi gerekli olabilir. Bulaşıcı değillerdir.
  • Psöriyaz (sedef): Bakınız: papüller altında.
  • Egzama: Genellikle vücudun diğer bölgelerini etkiler fakat bazen öncelikle penis üzerinde ortaya çıkabilir. Böylesi durumlarda, cildin tahriş eden bir şeye tepkisi olabilir ve genellikle ‘dermatit’ olarak tanımlanır. Egzama sıklıkla ciddi tahrişlere yol açar. Mevcut olan birçok etkili tedavi bulunur, mesela steroid kremler. Bulaşıcı değildir. 

Yorumlar