Dalak Büyümesi - Sebepleri

Dalak sol taraftaki dokuzuncu, onuncu ve on birinci kaburgaların altında, pankreasın sonlandığı bölgenin yanında yer alır.

Dalak sol taraftaki dokuzuncu, onuncu ve on birinci kaburgaların altında, pankreasın sonlandığı bölgenin yanında yer alır. Normalde yaklaşık 150 gram ağırlığındadır ancak sıtma ve lösemi gibi hastalıklarda aşırı şekilde büyüyebilir. Kırmızı pulpa olarak adlandırılan çok zengin kılcal damar ve süngerimsi boşluk ve dallanan atardamarların çevresinde ak pulpa olarak adlandırılan lenfosit yığınları vardır.

Dalak, parçaları ve yaşlanmış kırmızı kan hücrelerini dolaşımdan ayırır. Eski kırmızı kan hücrelerinin dolaşımdan ayırır. Eski kırmızı kan hücrelerinin zarları serttir ve dalağın ağsı hücrelerinin arasındaki dar yerlerden geçerken sıkışarak kırılırlar.

Dalak, lenf düğümlerine benzer bir işlevle; bağışıklık tepkisinin oluşmasında önemli bir göreve sahiptir.

Kan hücrelerinin depolanması, demir metabolizması ve kan hücrelerinin üretimi ve yok edilmesinde görev alır. Cenin gelişirken dalak kırmızı ve beyaz kan hücrelerini üretir. Doğumdan sonra ise bu görevi kemik iliği yapar. Kemik iliğinin çalışmadığı ya da başka dokularla istila edildiği durumlarda dalakta tekrardan alyuvar yapım görevi başlayabilir.

Yaşlanmış ve hasar görmüş kan hücrelerinin filtre edilmesi ve parçalanmasını sağlar. Gereksinim halinde dolaşıma verilmek üzere alyuvarları ve kanın pıhtılaşmasını sağlayan pulcukları da depolar. Vücudun mikroplara karşı koymasında rol oynayan hücreler yapar. Mikroorganizmalara karşı koyacak antikorların yapımında da görevi vardır. Antikorla kaplanmış bakterileri ve hücreleri kan dolaşımından uzaklaştırır.

Büyüme fazla olduğunda karın bölgesindeki organlara baskı yapabilir. Dalak büyümesi, bazen kandaki hücrelerin çabucak parçalanmasına yol açabilir. Alyuvarların parçalanması kansızlığa neden olur.

Trombosit denilen kan pulcuklarının azalması, pıhtılaşma proplemine bağlı, kanama eğiliminin artmasına sebep olur. Lökosit adlı akyuvarların azalması ise mikrobik hastalıklara karşı vücut direncinin azalmasına neden olur. Bazı durumlarda, her 3 tip hücrenin birden azaldığı da olur. Hipersplenizm olarak bilinen bu durumda dalağın ameliyatla çıkartılması gerekir.

Lenfoma ve lösemi, karaciğer sirozu, karın içi damarlarının tıkanması, bazı kan hastalıkları, orak hücresi anemisi, akdeniz anemisi, parazit hastalıkları, bağ dokusu hastalıkları, metabolizma hastalıkları, doğuştan hemolitik anemi ve hemolitik sarılık, dalak damarı trombozü, sıtma ve bazı virüs enfeksiyonları dalak büyümesine sebep olabilir.

Dalak büyümesi her zaman cerrahî müdahaleyi gerektirmez. Dalak büyümesi, eğer süren bir hastalığın belirtisi değilse, vücut için zararlı bir etki yapıp yapmadığı araştırılır. Herhangi bir zarar vermiyorsa, tedavi uygulanmadan kendi haline bırakılır. Dalağın alınması gerekiyorsa genel anestezi altında açık ameliyatla ya da laporoskopik yöntemle çıkarılabilir.

Eğer dalak bir kan hastalığı yüzünden büyümüşse tedavi gerektiren ağrı veya hipersplenizme sebep olabilir. Bazı vakalarda ilaç tedavisi veya kemoterapi ile küçültülebilir. Bazen küçük doz bir radyoterapi hastadaki belirtileri hafifletmek için dalağa yönlendirilebilir. Aksi halde splenektomi önerilir.

Günümüzde splenektomiyi, laparoskopik olarak karın duvarındaki çok küçük bir kesikten yapmak mümkündür. Bu yöntem, daha kabul edilebilir estetik sonuçlar verdiği gibi ameliyat sonrasında daha çabuk iyeleşmeye de imkân sağlar.

Dalağın alınmasını takiben kanda, küçük çekirdek kalıntıları taşıyan kırmızı kan hücreleri (normalde dalak tarafından dolaşımdan kaldırılır) görülür. Bazen bu özellik dalağı alınmamış bir kişinin kanında da görülür. Bu, seyrek olarak dalağın doğuştan olamamasına bağlı olabilir; ama genelde altta yatan dalağın küçülmesine sebep olan bir hastalığın işaretidir. Bu hastalıklar arasında çölyak hastalığı (gluten proteinine karşı bir alerjinin sonucudur) ve hipertiroidi gibi otoimmün hastalıklar vardır.

Biçimsiz kırmızı kan hücrelerine tekrar tekrar maruz kalmak dalağın mikroyapısını bozabileceğinden dalağın küçülmesi aynı zamanda orak şekilli hücre hastalığının da belirtisi olabilir. Dalağı küçülen kişiler dalağı alınan kişilerle aynı aşılara ihtiyaç duyar.

Seyrek olarak, splenektomiyi takiben ameliyattan sonra kalan artık dalak dokusundan ek bir dalak daha gelişebilir. Bu durum, dalağın alınmasını gerektiren hastalığın tekrarlamasına yol açabilir ve ikinci bir ameliyatı gerektirebilir.

Yorumlar